Fell for türkçesi Fell for nedir

Fell for ile ilgili cümleler

English: Ali fell for Mary's charms.
Turkish: Ali Mary'nin takılarını çok beğendi.

English: I can't believe Tom fell for it.
Turkish: Tom'un onun için tongaya bastığına inanamıyorum.

English: Heavy rains fell for more than a day.
Turkish: Şiddetli yağmurlar bir günden daha fazla yağdı.

English: He fell for her big time.
Turkish: O ona çarpıldı.

English: Ali fell for the oldest trick in the book.
Turkish: Ali çok eski ve sık kullanılan bir hileye kandı.

Fell for ingilizcede ne demek, Fell for nerede nasıl kullanılır?

Fell : Devirmek. Merhametsiz. Kesmek. İnsafsız. Kır. Kırmalı dikmek. Öldürücü. Zalim. Kesip devirmek. Düşürmek.

For : Namına. Şerefine. Diye. Dair. Olarak. İçin. Yüzünden. Ocak. -e. Dolayı.

Fell a tree : Ağaç devirmek. Ağaç kesmek.

Fell asleep : Uyuyakalmış. İçi geçmiş.

Fell at his feet : Entreated him. Ona rica eden. Ona yalvaran. Kendisini ona küçük düşüren.

Fell away : Eğimli olmak. İnmek. Azalmak. Eksilmek.

İngilizce Fell for Türkçe anlamı, Fell for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fell for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Be cheated : İhanete uğramak. Aldatılmak. Kazık yemek. Yaş tahtaya basmak. Kazıklanmak.

Be finished : Sonlandırılmak. Sona ermek. Bitirilmek. Kurtulmak. Sonuna ulaşmak. Sona erdirilmek. Sonuçlandırılmak.

Cling to : İnançlı kalmak. Sıkı sıkı sarılmak. Asılı kalmak. Yapışmak. Tırmanmak. Yanında kalmak. Tutunmak. Sadık kalmak.

Be infatuated with : Delicesine aşık olmak. Ayılıp bayılmak. Gönlünü kaptırmak. -e deli gibi aşık olmak. Kara sevdaya tutulmak. Sevdalanmak. Tutkuyla bağlanmak. Karasevdaya düşmek.

Adjourn : Dağılmak. Ertelenmek. Geçmek (bir yere). Ara vermek. Tecil etmek. Sonraya bırakmak. Oturuma son vermek. Son vermek (oturum vs). Ertelemek.

Be out of : Dışında bulunmak. Tükenmiş olmak. Dışında olmak. Kalmamak.

Black out : Işıklar gitmek. Bilgiyi gizlemek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahnedeki tüm ışıkları kapatmak. Elektrik kesintisine neden olmak. Tam karanlık. Tarayıcı demetin satır başı ya da resim başı yapması sırasında, istenmeyen imlerin ortaya çıkmasını önlemek ve eşleme imleri gibi belirli biçimdeki imleri göndermek için resim bilgisine verilen ara. Ana çevirgeç kapatılarak sahnenin tümüyle karartılması durumu. Bilincini kaybetmek.

Adhered : Bağlı kalmak. Yapışmak. Sadık. Yapışık. Katılmak. Bitiştirmek. Bağlı.

Be fond of : Meraklısı olmak. Hoşlanmak. Hastası olmak. -den hoşlanmak. Düşkün olmak. Sevmek. -e düşkün olmak.

Hold in esteem : Adam yerine koymak. Beğenmek. Hayran kalmak. Sevgi beslemek. Saygı göstermek. Hayran olmak. Saymak. Takdir etmek. Hürmet etmek.

Fell for synonyms : be in love, stop a bullet, adore, be taken with, to get shot at, be wedded to, smiting, be out of something, be stuck on, shot, adhere, be out, smites, be smitten with, be enamored of, be tied, conk out, carry a torch, blows, conk, be struck, be satisfied, be in love with, fall for it, believe, smite, blackouts, be committed, regarded, be enamoured of, be head over heels in love, hit, be trapped.