Be finished türkçesi Be finished nedir

  • Sonuna ulaşmak.
  • Sonlandırılmak.
  • Kurtulmak.
  • Bitirilmek.
  • Sonuçlandırılmak.
  • Sona ermek.
  • Bitmek.
  • Sona erdirilmek.

Be finished ile ilgili cümleler

English: According to schedule, this task should be finished within this week.
Turkish: Plana göre, bu iş bu hafta içinde bitirilmeli.

English: Can the meeting be finished within two hours?
Turkish: Toplantı iki saat içinde bitirilebilir mi?

English: Ali is working on something that needs to be finished by 2:30.
Turkish: Ali 2.30'a kadar bitirilmesi gereken bir şey üzerinde çalışıyor.

English: I'll be finished by the time you get here.
Turkish: Sen buraya gelene kadar ben hazır olacağım.

English: I'll be finished cleaning by 2:30.
Turkish: 2.30'a kadar temizliği bitirmiş olacağım.

Be finished ingilizcede ne demek, Be finished nerede nasıl kullanılır?

Be : Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Olmak. -dır. Mal olmak. Berylliumb (berilyum). -dir. Durmak. -dı. Var olmak. -di.

Finished : İmalatı tamamlanmış. Apreli. İşlenmiş. Tükenmiş. Tam. Tamam. Mafiş. Hazır. Mükemmel. Sona ermiş.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

Be a ball of fortune : Değişikliğe maruz kalmak. Bir durumun kurbanı olmak. Şans topu olmak.

 

Be a bit on : Çakırkeyif olmak.

İngilizce Be finished Türkçe anlamı, Be finished eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be finished ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be over : Miyadını doldurmak. Kalmamak. Geçmek. Tamam olmak. Bitmek (kalmamak). Sonlanmak. Dolmak.

Be rid of : -den kurtulmuş olmak.

Adjourn : Son vermek (oturum vs). Tecil etmek. Oturuma son vermek. Dağılmak. Sonraya bırakmak. Sona ermek (toplantı veya oturum). Tehir etmek. Geciktirmek. Ertelemek. Ertelenmek.

Avoid : Yanaşmamak. Engellemek. İptal etmek. Geçiştirmek. Önlemek. Kaçınmak. Savmak. Engel olmak. Kaçmak. Atlatmak.

Busting : İflas ettirmek. Tutuklamak. Tartışmak. Patlatmak. Kırmak. İflas etmek. Vurmak. Rütbe indirmek. Bozulmak.

Cease : Bırakmak. Bitirmek. Durdurmak. Son vermek. Kalmak. Dinmek. Vazgeçmek. Kesilmek. Kesmek.

Be saved : Biriktirilmek.

Break up : Eğlendirmek. İlişkiyi kesmek. Bitirmek. Ufalamak. Sinirsel çöküntü yaşamak. Dağılıp parçalanmak. Parçalamak. Ayrılmak. Tatile girmek.

Break oneself of a habit : Alışkanlıktan vazgeçmek. Bırakmak.

Circumvents : Tekerine çomak sokmak. Tuzağa düşürmek. Savmak. Çevresini sarmak. Atlatmak. Yenmek. Açığını yakalamak. Üstün gelmek. Yan çizmek. Alt etmek.

Be finished synonyms : circumvented, come off, ceased, be fond of, cast off, busted, break, adjourns, ceases, circumvent, be through with, be shot of, be concluded, bust up, choke off, being finished, adore, blow over, busts, cast aside, be out of, break away, be used up, circumventing, be at an end, be freed, bust, blows, adores, be out, be out of something, bail out.