Fell into decay türkçesi Fell into decay nedir

  • Bozulmuş.
  • Çürümüş.
  • Kokuşmuş.

Fell into decay ingilizcede ne demek, Fell into decay nerede nasıl kullanılır?

Fell : Yere sermek. Kesmek. Zalim. Kırmalı dikmek. İnsafsız. Devirmek. Kesip devirmek. Merhametsiz. Düşürmek. Öldürücü.

Into : -e. -a. İçine. İçeriye. Biçimine. E. Şekline. Ye. -in içine. Haline.

Decay : Parçalanmak. Kokuşma. Buzulun erime ve buharlaşma ile küçülüp kısalması ya da büsbütün ortadan kalkması. Çürük. Halsiz düşmek. Azalmak. Zayıflamak. Eksilmek. Buzul çekilmesi. Bozulma.

Fell into bad ways : Suçlu bir hayatı seçen. Kötü yola düşmüş.

Fell into her trap : O kadının tuzağına düşen. Onun ellerine düşen. -'ın ağına düşen.

Fell into the trap : Onun ellerine düşen. -'ın ağına düşen.

Fallen into decay : Çürümüş. Kokuşmuş. Bozulmuş.

Fell into place : Çalışma yapmak. Yumuşak bir şekilde pürüzsüzce gitmek. Kavuşmak. Bir araya gelmek. Çözmek. Halletmek.

Fall into decay : Bozulmak. Eskimek. Bozulmak (durum vb). Çürümek. Dökülmek.

İngilizce Fell into decay Türkçe anlamı, Fell into decay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fell into decay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Olid : Kötü kokulu. Fena kokulu. Pis kokusu olan. İğrenç kokusu olan.

 

Decayed : Dağılmış. Harap. Dumura uğramış. Göynük. Halsiz düşmüş. Düşkün. Çöken. Bozuk. Kudretsiz.

Corrupt : Rüşvetçi. Kötüleştirmek. Mahvetmek. Ahlaksız. Yiyici. Bayağı. Baştan çıkarmak. Yozlaşmış. Yozlaştırmak.

Bluest : Har vurup harman savurmak. Mavi. Hüzünlü. Çivit. Canı sıkkın. Deniz. Maviye boyamak. Çarçur etmek. Mavi yapmak. Müstehcen.

Black and blue : Siyah-mavi. Yara bere içinde. Morartı. Mosmor. Morarmış. Çürük.

Doty : Çürüklü. Alay etmek. Saçmalamak. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Terbiyesi bozulmak. Kokuşmak. Bozulmuş (ağaç). Çürümek. Benekli.

Carious : (diş vb) çürük. Diş veya kemikteki çürümeyle ilgili; çürümeye ait olan. çürük gösteren, çürümüş. Çürük. Çürümüş (diş veya kemik).

Decadents : Gözden düşen. Yozlaşmış. Batmış. Çökmüş. Yıkılmış. Dekadan. İtibarını yitiren. Çökmekte olan sanatçı. Çökmekte olan.

Fouler : Hain. Hilebaz. Pis. Tıkanmış. Kaba. Kurallara aykırı hareket. Bozuk. Kirletmek. Kirlenmek.

Foul : Hain. Tıkanmış. Faul. Çirkin. İğrenç. Pis. Kurallara aykırı hareket. Dolaşık. Pisletmek. Bozuk.

Fell into decay synonyms : cankered, decomposed, bad, abashed, fetid, hard set, foulest, graveolent, bluer, altered, decadent, corrupted, degenerated, frouzy, defaced, foetid, fallen into decay, blue, contusioned, fusty, broken down, contused, fustier, blemished, backslidden, contaminated, addled, degenerate, bads, bastardly, fustiest, ecchymosed, broken.