Ferahlanmak nedir, Ferahlanmak ne demek

  • Rahatlamak, üzüntü veya sıkıntısı kalmamak, açılmak, genişlemek

"Ferahlanmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Genç bir meltemle ferahlanan güneşli rıhtım kenarlarını aştık." - S. Birsel

Ferahlanmak anlamı, tanımı:

Ferah : Bol, geniş. Havadar, aydınlık, iç açıcı (yer). Kalp, gönül, iç vb.nin sıkıntısız, tasasız olma durumu.

Rahatlamak : Üzüntü, sıkıntı, tedirginlik veren bir durum ortadan kalkmak veya azalmak, rahata kavuşmak. Sakinleşmek.

Üzüntü : Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür.

Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem. Bulunmama durumu. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet.

Açılmak : Yeni bir bakış açısı getirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Genişlemek, bollaşmak. Kıyıdan uzaklaşmak. Açma işine konu olmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Delinmek, yırtılmak. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Renk koyuluğunu yitirmek.

 

Genişlemek : Yaygın duruma gelmek. Bollaşmak. Geniş duruma gelmek, büyümek. Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak.

Diğer dillerde Ferahlanmak anlamı nedir?

İngilizce'de Ferahlanmak ne demek? : (nesne almayan fiil)