Ferrous türkçesi Ferrous nedir

  • Demir.
  • Demir içeren.
  • Demirli.
  • Demirle ilgili.
  • Demir (ile ilgili).
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Fe(ıı) veya fe+2 olarak gösterilen artı iki değerlerine indirgenmiş demir.
  • Ferro-.
  • Demirden.
  • Demir ihtiva eden.
  • İki değerlikli demirli.

Ferrous ingilizcede ne demek, Ferrous nerede nasıl kullanılır?

Ferrous alloy : Demir alaşımı. Demir halita.

Ferrous iii methionine complex : Çözünebilir demir tuzunun metiyoninle karıştırılmasından oluşan bileşim. Demir-ııı-metiyonin kompleksi.

Ferrous metal : Demir veya çelik içeren metal. Demirden oluşan metal. Demirli.

Ferrous metals : Demirli metaller.

Non ferrous : Demir esaslı olmayan. Demir dışı.

Ferroalloy : Demir içeren alaşım (kimya). Demirli önalaşım.

Ferroconcrete : Demirle güçlendirilmiş beton. Betonarme.

Ferro concrete : Betonarme.

Ferrocene : Ferrosen.

Nonferrous : Demirden olmayan. Demirden başka olan (maden). Demirsiz. Demir içermeyen. Demirdışı. Demir dışı.

İngilizce Ferrous Türkçe anlamı, Ferrous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ferrous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

 

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı.

Irony : İstihza. Alay. İnsana alay gibi gelen bir tesadüf. Tersinleme. Rastlantı. Gizli alay. Tersini söyleyerek alay etme. İroni. Hiciv. İnce alay.

Cleat : Kelepçe. Mandal. Bağ levhası. Koçboynuzu gemi. Kastanyola. Mesnet takozu. Koç boynuzu. Takoz. Sürgü.

Bolted : Tıkınmak. Tüymek. Sürgülü. Sürgülemek. Kaçmak. Çiğnemeden yutmak. Tülbentten geçirmek. Fırlamak. Çekilmek (partiden). Süzmek.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Ferrous synonyms : iron bearing, ferr, chalybeate, a band, a dna, anchored, ironies, cleating, a amplitude mod, ferri, a clay, ferro, abdominal pain, at anchor, ferriferous, siderous, abamectin, ferruginous, a c deformity, abdomen, ferrous metal, ferric, wrought iron, abdominal distention, barred, anchorage, anchor, ferreous, ferrugineous, iron, abattoir.

Ferrous ingilizce tanımı, definition of Ferrous

Ferrous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pertaining to, or derived from, iron. Especially used of compounds of iron in which the iron has its lower valence. As, ferrous sulphate.