Figure to oneself türkçesi Figure to oneself nedir

Figure to oneself ingilizcede ne demek, Figure to oneself nerede nasıl kullanılır?

Figure : Anlamı olmak. Saymak. İnsan tasviri. İnanmak. Süslemek. Sayar. Resmetmek. Şekil. Pos. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır.

To : -mek -mak (mastar). Kadar. -e göre. Arasında. Kala. Ya. E. Göre. Ye. Oranla.

Oneself : Kendisi. Kendi kendini. Kendine. Kendini. Bizzat. Kendi. Kendi kendine.

To oneself : Kendine. Kendisine özel.

Arrogate to oneself : Üzerine almak. Kendine maletmek. Kendine mal etmek. Hak iddia etmek. Hak iddia etmek (haksız yere).

Leave somebody to oneself : Yalnız bırakmak. Kendi başına bırakmak.

Keep oneself to oneself : Kendi başına kalmak. Kendi halinde olmak. İçine kapanmak. İnsanlardan kaçmak. Kendi izole etmek. Başka insanların arasına karışmadan sakin bir yaşam sürmek.

Talk to oneself : Kendi kendine konuşmak.

Come to oneself : Toparlanmak. Kendine gelmek. Ayılmak.

Keep to oneself : Sır saklamak. İçine kapanmak. Kendi halinde olmak. İçine kapalı olmak. Kendine saklamak. Sokulgan olmamak. Gizli tutmak. İnsanlardan uzak durmak. Çekingen olmak.

İngilizce Figure to oneself Türkçe anlamı, Figure to oneself eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Figure to oneself ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Allows : Ayırmak. Fikrinde olmak. Hesaba katmak. Vermek. Bırakmak. İzin vermek. Koyvermek. İndirim yapmak. İtiraf etmek.

Reckon : Güvenmek. ...gözüyle bakmak. Saymak. Gözüyle bakmak. Addetmek. Hesaba katmak. Hükmetmek. Tutmak.

Conjectures : Sanı. Varsaymak. Varsayı. Tahmin. Kestirmek. Varsayım. Zannetmek. Hipotez.

Conjectured : Hipotez. Varsayı. Kestirim. Varsaymak. Kestirmek. Zannetmek. Sanı. Tahmine dayalı fikir.

Computed : Hesaplanmış. Hesaplamak. Bilgisayar kullanmak.

Bethinks : Anımsamak. Hatırlamak. Kafa yormak. Üzerinde düşünmek.

Balance : Kıyaslamak. Ruhsal denge. Denkleşme. Son kalıntı. Denk olmak. Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerde tutulması. stereo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. icra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması. Dengede durmak. Dengede tutmak. Kalıntı. Bir sayışımın borçlu ve alacaklı dalları arasındaki fark.

Conjecturing : Tahmine dayalı fikir. Kestirmek. Kestirim. Zannetmek. Sanı. Varsayı. Varsaymak. Hipotez.

Compute : Hesabetmek. Tahmin yürütmek. Bilgisayar kullanmak. Hesap yapmak. Hesaplamak.

Count up : Toplamını bulmak. Saymak. Hesaplamak.

Figure to oneself synonyms : reckoned, fancy, approximate, chew, approximates, deem, expect, calculates, cast up, fancies, make, approximated, augurate, calculate upon, cerebrated, cerebrates, computes, anticipates, allowing, cerebrating, be worried, affeer, conjecture, deems, divine, bethought, estimate, cast about, bethink, assume, daresay, be pensive, associate.