Fiktif varlık nedir, Fiktif varlık ne demek

Fiktif varlık; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Bir işletmenin bilançosunda gösterilen, ancak gerçekte olmayan varlık.

Fiktif varlık anlamı, tanımı

Varlı : Varlıklı. [Bakınız: varlu]. Kars kenti, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi

Fiktif : İtibari.

Varlık : Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.

Gösterilen : Göstergenin kavram yönü, gösterenle birleşerek göstergeyi oluşturan içerik. Bir adın kaplamı olan nesne.

Gerçekte : Aslında, tam anlamıyla, hakikatte.

İşletmen : Bilgisayar vb. teknik aletleri işleten kimse, operatör.

İşletme : İşletmek işi. İş yeri. Tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum. Bir kuruluşu verimli bir duruma getirip kazanç sağlama yöntemi.

Gösteri : İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun. Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılmış olan sunum, demonstrasyon, demo. Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat. Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi. Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerin yer aldığı eğlence, şov. Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.

 

Bilanço : Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem. Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Bilan : Dağ üzerindeki yüksek geçit, yol, dönemeçli, dik dağ yolu. [Bakınız: belen, belen]. Cadde. Meyan kökü. Çoğu süslü ve işlemeli olan kılıç kemeri. Süslü ve işlemeli kılıç kemeri.

Ancak : "Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Olma : Olmak işi.

Anca : O kadar. Ancak. Böylece, bu biçimde.

Bila : Bilye oyunu. ...bile. Bilir, bilen. Bileği taşı.

Diğer dillerde Fiktif varlık anlamı nedir?

İngilizce'de Fiktif varlık ne demek ? : fictitious asset