Bilanço nedir, Bilanço ne demek
Bilanço; bir ekonomi terimidir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.
- Bir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge, dengelem

- Girişilen herhangi bir işte, belirli bir süre sonunda elde edilen iyi ve kötü sonuçların karşılıklı durumu.
"Bilanço" ile ilgili cümle örnekleri
- "Hayatımın hesabını, bilançosunu yapıyordum." - Ö. Seyfettin
İktisat alanındaki kelime anlamı:
Bir kuruluşun belirli bir tarihteki iktisadi değerlerinin kaynaklarını ve bu değerlerin hangi alanlara yatırıldıklarını gösteren ve varlıklar = borçlar + öz kaynaklar biçimindeki muhasebe eşitliğine dayanan tablo.
İngilizce'de Bilanço ne demek? Bilanço ingilizcesi nedir?:
balance sheet, adjusted balance sheet
Bilanço hakkında bilgiler
Bilanço, (İtalyanca'dan bilancia, terazi; Latince bilanx) bir şirketin dönemsel faaliyetleri sonucu, dönem sonunda hazırladıkları ve yayımladıkları tablolardır. Bilanço Eşitliği Varlıklar = Sermaye+ Borçlar 'dır. Bir kuruluşun, varlıklarını ve o varlıkların kaynağını teşkil eden unsurların belirli bir tarih itibariyla gösterildiği hesap özetidir. Varlıklar kolonu ile Kaynaklar kolonunun dip toplamları her zaman birbirine eşittir. Bu eşitliğin nedeni varlığın elde edilme kaynağının özkaynak mı yoksa borç mu sorusuna yanıt vermesinden kaynaklanır. Özkaynaklar =Varlıklar-Borçlar şeklinde hesaplanır. İtalyan Din adamı luca bu sistemin temellerini atan ilk insandır.
Tekdüzen Hesap Planı bilanço hesaplarını beş grupta toplamıştır.
Bilanço anlamı, tanımı:
Kuruluş : Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kurulma işi. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Yapı, yapılış, bünye. Kasılma.
Dönem : Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre. Yarıyıl.
Varlık : Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Var olma durumu, mevcudiyet. Ömür, hayat. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Var olan her şey. Önemli, yararlı, değerli şey.
Kaynak : Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi. Bir şeyin çıktığı yer, menşe. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür.
Ticarethane : Ticaret işlerinin yürütüldüğü yer.
Taşınır : Taşınabilen (eşya). Para, çek, senet, tahvil vb. değerli kâğıt, taşınabilir, menkul.
Taşınmaz : Ev, tarla vb. taşınamayan mülk, gayrimenkul. Taşınamayan.
Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.
Sağlamak : Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.
Yabancı : Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan. Başka bir milletle ilgili olan. Tanınmayan, bilinmeyen, yad. Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse), bigâne, ecnebi. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan.
Dengeli : Dengesi olan, muvazeneli, stabil. Tutum ve davranışlarında uyum olan (kimse), istikrarlı, kararlı, stabil. Kurallara uygun, sıkıntı yaratmayan.
Terazi : Zodyak üzerinde Başakla Akrep arasında bulunan takımyıldızın adı. Elektronik tartma aracı. Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan. Vücudun, asılarak veya dayanarak yere paralel bulunduğu denge duruşu. İp cambazlarının dengeyi sağlamak için kullandıkları uzun sırık. Su terazisi.
Bilanço dışı işlemler : Bankaya gelir getiren, ancak normal koşullarda muhasebe süreci altında bilançoda varlık ya da yükümlülük olarak gösterilmeyen işlemler.
Bilanço esasına göre ticari kazanç : Gelir Vergisi Kanununa göre, bir işletmedeki özkaynakta hesap dönemi sonunda ortaya çıkan pozitif farka bu dönemdeki net değerlerin eklenmesiyle elde edilen kazanç.
Bilanço karı : Bilânço esasına dayalı işletmelerin yıl sonu bilânçosundaki, vergi öncesi, varlıkların yükümlülüklerden fazla olması.
Bilançonun makyajlanması : Bilançoların finansal ayarlamalarla yapay bir biçimde iyileştirilmesi ya da şişirilmesi durumu.
Diğer dillerde Bilanço anlamı nedir?
İngilizce'de Bilanço ne demek? : n. balance sheet, statement, balance
Fransızca'da Bilanço : balance [la], bilan [le]
Almanca'da Bilanço : n. Balance, Bilanz
adj. Bilanz-
Rusça'da Bilanço : n. итог (M)

Bu kısımda Bilanço nedir? Bilanço ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Bilanço tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Bilanço hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.