Films türkçesi Films nedir
- Filme çekmek.
- Kaplamak (zar vb.).
- Film çekmek.
- İnce bir tabaka ile kaplamak.
Films ile ilgili cümleler
English: I'm always bored with films that have little action.
Turkish: Çok fazla aksiyon içermeyen filmlerde hep sıkılırım.
English: Disney films are an American vision of society.
Turkish: Disney filmleri toplumun bir Amerikan vizyonudur.
English: I like all films that Juzo Itami directs.
Turkish: Juzo Itami'nin yönettiği tüm filmleri severim.
English: I prefer French films to American ones.
Turkish: Fransız filmlerini Amerikan olanlarına tercih ederim.
English: Do you watch films or cartoons?
Turkish: Film veya çizgi film izliyor musun?
Films ingilizcede ne demek, Films nerede nasıl kullanılır?
Educational films project : Eğitim filmleri projesi. Eğitim sistemi için eğitsel filmler üretimi. Eğitici malzeme içeren filmler projesi. Eğitici filmler projesi.
Banned films : Yasak yapıtlar. Yasaklanmış film. Yasak film. Kamu yararı bakımından hükümetçe zararlı görülen ve yasaklanan yapıtlar.
Index of films : Bir sinema sanatçısının, belli bir ülkenin, belli bir sinema türünün, vb. ortaya koyduğu filmleri sıralamak üzere, dar ya da geniş tutulmuş film kimliklerinden oluşan dizelge. film kimliklerinin açıklamalar, yardımcı bilgiler, değerlendirmelerle desteklenmiş çeşidi. Film dizelgesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
List of films : Film dizelgesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir sinema sanatçısının, belli bir ülkenin, belli bir sinema türünün, vb. ortaya koyduğu filmleri sıralamak üzere, dar ya da geniş tutulmuş film kimliklerinden oluşan dizelge. film kimliklerinin açıklamalar, yardımcı bilgiler, değerlendirmelerle desteklenmiş çeşidi.
Filmset : Fotograf şeklinde kurmak (printing). Film ile dizmek. Bir fotokompozitör içerisinde ayarlamak veya düzenlemek. Photocompose.
Filmsets : Bir fotokompozitör içerisinde ayarlamak veya düzenlemek. Photocompose. Fotograf şeklinde kurmak (printing). Film ile dizmek.
Telefilms : Televizyon filmi.
Filmstrip : Film karesi. Film şeridi. Bir konunun ana çizgileriyle işlenmesine yetecek sayıda bir dizi slayttan oluşan ve gösterici (projektör) ile beyaz perdeye yansıtılmak için hazırlanan genellikle 35 mm.'lik kısa film.
Filmsetting : Fotografik baskılama (baskı). Fotokompozisyon. Fotodizgi.
Film actor : Film aktörü. Bir sinema filminde rol alan kimse. Sinema oyuncusu.
İngilizce Films Türkçe anlamı, Films eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Films ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Caption : Ünvan. Manşet. Başlık yazmak. Görüntüde yer alan, fakat görünçlüğün bir parçası olmayan her çeşit yazıyı anlatır terim. Altyazı koymak. Başlık. Televizyon için hazırlanan, elle çizilmiş yazı ve resim gereci. Çizi. Fotoğraf altı yazısı. Manşet atmak.
Silent movie : Sessiz film.
Rough cut : Henüz tam olarak yayınlanmamış veya basılmamış film. Kaba kurgu. Filmin son durumunda yer almak üzere seçilmiş çekimlerin, çevirim senaryosundaki sıraya göre birbirine eklenmesine dayanan ilk kurgu işlemi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Shot : Eskimiş. Eski. Enstantane fotoğraf. Aşı. Hasta. Bitkin. Atış. Silah sesi. Yorgun. Şut.
Documentary : Belge niteliği taşıyan film ya da televizyon izlencesi. Dokümanter. Gerçek yaşamdan alınan herhangi bir olguyu, kendi doğal çevresi ve akışı içinde ya da buna en yakın biçimde sonradan kurulmuş bezemler, seçilmiş yerlerde işleyen, çok kez belirli bir amacı yansıtan film çeşidi. Belgelere dayanan. Belgeli. Vesika. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Delil. Belgesel film. Senet.
Shoot : Av. Belirli bir yer boyunca yayılıvermek (ağrı). Fotoğraf çekme. Fışkın. Filiz. Fotoğraf çekmek. Sürgün. Füze fırlatma. Mesafe. Ateş etmek.
Shoot a film : Film çevirmek.
Musical : Uyumlu. Müzikal. Müziğe yetenekli. Musikişinas. Tatlı. Müzikli oyun. Müziğe ait. Müzik eşliğinde yürütülen, daha çok abd'deki melodram ve caz müziğinden gelen etkilerle ortaya çıkmış oyun. Müziksever.
Film : İnce örtü. Zar vb kaplamak. Kaplamak. Çevirmek. Çevirim eylemi. Bir çözeltinin yüzeyinde ya da karışmayan iki sıvının ara yüzeyinde oluşan katman. Film yapmak. Fizik, kimya, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir).
Silent picture : Sessiz film.
Films synonyms : final cut, picture show, cinema verite, musical theater, 3d, coming attraction, motion picture show, 3 d, collage film, shoot 'em up, infotainment, short subject, moving picture show, show, feature film, silver screen, silents, skin flick, movie, cine record, subtitle, docudrama, flick, motion picture, three d, celluloid, film noir, pic, product, scene, picture, home movie, medium.
Films zıt anlamlı kelimeler, Films kelime anlamı
Thick : Orman gibi. Kalın. Fazla. Boğuk. Sık. Yoğun. Koyu. Dumanlı. Kalınlık. Kalın kafalı.

Bu kısımda Films kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Films ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Films anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Films ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.