Financial repression türkçesi Financial repression nedir
- Mali baskı.
- Gelişmekte olan ülkelerde genellikle mali piyasaların derinliğinin az olmasının, iktisadi büyüme ve kalkınma üzerinde olumsuz etki yaratması ve ekonomide kırılganlığı artırması. krş. mali derinleşme, mali kırılganlık.
- İktisat alanında kullanılır.
Financial repression ingilizcede ne demek, Financial repression nerede nasıl kullanılır?
Financial : Mali. Para ve sayca konularına ilişkin özellikler. İktisadi. Transfer mali transfer. Parasal. Akçalı. Finansal.
Repression : Herhangi bir uyarıya karşı bir grup ya da bir genin ekspresyonunun durdurulması. Önleme. Represyon. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir metabolik yolun son ürünü ortamda arttığında o metaboliti sentezleyen enzim veya enzimlerin üretiminin durması. protein üretiminde azalma. Tutma. Baskı. Engelleme. Bastırma.
Financial account : Sermaye hesabı. Bir ülkedeki yerleşik kişilerin diğer ülkelerdeki yerleşik kişiler ile yapmış oldukları kısa ve uzun dönemli sermaye hareketlerinin yer aldığı ödemeler bilançosu temel hesaplarından biri.
Financial accounting : Mali muhasebe. Finansal muhasebe. Finansal hesaplama. Finans sayışımı. Şirket finansal verilerinin dışardaki ajanslar için rapor olarak hazırlanması.
Financial accounts : Bilanço. Finansal tablolar. Kar zarar hesabı. Mali hesaplar. Mali tablolar.
Financial administration : Mali idare.
İngilizce Financial repression Türkçe anlamı, Financial repression eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Financial repression ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Financial repression synonyms : abolition of forced labour convention, ability to pay principle, a shift in demand, abnormal budget expenditures, abnormal budget receipts, a type mutual funds.

Bu kısımda Financial repression kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Financial repression ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Financial repression anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Financial repression ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.