Repression türkçesi Repression nedir
- Herhangi bir uyarıya karşı bir grup ya da bir genin ekspresyonunun durdurulması.
- Bir metabolik yolun son ürünü ortamda arttığında o metaboliti sentezleyen enzim veya enzimlerin üretiminin durması. protein üretiminde azalma.
- Önleme.
- Engelleme.
- Bastırma.
- Baskı.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Represyon.
- Tutma.
Repression ingilizcede ne demek, Repression nerede nasıl kullanılır?
Catabolite repression : Glikoz eklenmesi ile birçok bakteri operonunun ifadesinin azalması. halkasal amp seviyesinin düşmesi cap düzenlenmesinde faaliyet durumuna yol açarak katabolit baskısını hazırlar. katabolit represyonu. Katabolit baskısı.
Coordinate repression : Koordine represyon. Bir metabolik yolun son ürünü hücre gereksiniminden fazla üretildiğinde bu son ürünün bu metabolik yolda görev alan birden fazla enzimin üretimini azaltması.
End product repression : Son ürünün represyonu. Bir metabolik yolun son ürünü hücre gereksiniminden fazla üretildiğinde bu son ürünün bu metabolik yolda görev alan bir veya daha fazla enzimin üretimini azaltması.
Financial repression : Gelişmekte olan ülkelerde genellikle mali piyasaların derinliğinin az olmasının, iktisadi büyüme ve kalkınma üzerinde olumsuz etki yaratması ve ekonomide kırılganlığı artırması. krş. mali derinleşme, mali kırılganlık. Mali baskı.
Psychological repression : Ruhsal baskı. Bireyin, toplum yaşamındaki türlü uyarıcılara toplumsal çevresinin beklentilerine uygun karşılık verme yetersizliği ya da isteksizliği.
Repressive tax : Geliri azaltan vergi. Önleyici vergi. Adaletsiz geliri ve üretimi azaltan vergi. Engelleyici vergi. Ağır bir akçalı yük getirdiğinden kişiyi çalışmaktan uzaklaştıran, üretimi azaltan zorlayıcı nitelikteki vergi. Baskıcı vergi. Ağır vergi. Baskı vergisi.
Repress : Gemlemek. Menetmek. Bastırmak. Zulmetmek. Tutmak. İçine atmak. Uzaklaştırmak. Önlemek. Baskı altında tutmak. Baskılamak.
Repressing : Baskılamak. Baskılayıcı. Önleyici. Tekrar presleme. Baskı altında tutmak. İçine atmak. Yeniden baskılama. Önleme. Önlemek. Bastırmak.
Social repression : Toplumsal baskı. Bir toplumsal kümede ya da bir toplumda belli bir dönemde geçerli olan kurallara aykırı davranışların, türlü toplumsal denetim yollarıyla ortadan kaldırılması ya da önlenmesi.
Irrepressibly : Bastırılamaz bir biçimde. Engellenemeyen bir şekilde. Önüne geçilemez bir şekilde. Bastırılamaz bir şekilde. Kontrol edilemez bir şekilde.
İngilizce Repression Türkçe anlamı, Repression eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Repression ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Crackdowns : Yasaklama. Kısıtlama. Sıkı önlem.
Detention : Alıkoyma. Tevkif. Gözaltına alma. Evci çıkarmama cezası. Alıkonma. Tutuklama. Gecikme. Tutukluluk.
Barrier : Korkuluk. Bir geçişi, bir değişimi ya da göçü önleyici erkil sınırı. Çit. Bir aracın gidişini engelleyen nesne. Duvar. Start sınırı. Antartika'daki buz engeli. Hail. Bariyer.
Depression : Bunalım. Depresyon. Çukur. Kasvet. Sensomotorik duyarlılığın azalması. Çökme. Kasavet. Çökkünlük. Alçak basınç alanı.
Hindrances : Handikaplar. Mani. Ayak bağı. Engel.
Conservations : Saklama. Doğal çevrenin korunması. Sahip çıkma. Doğal kaynakları koruma. Muhafaza. Koruma. Himaye. Sakınım.
Holdup : Kıpırdama bu bir soygundur. Silahlı soygun. Bir kimseyi zorla durdurma ve soyma. Soygun. Durdurma. Silahla soygun. Engel. Gecikme. Tıkanıklık.
Defense mechanism : Organizmanın, yeni bir durum karşısında bedensel güvenliğini, ruh ve zihin erincini korumak için seçtiği davranış biçimi. Savunma düzenleşimi. Savunma mekanizması. Bir kimsenin hoş olmayan fikirlerden veya dürtülerden kaçındığı ruhsal süreç (psikanaliz). Bir organizmanın kendini koruma reaksiyonu.
Constrainment : Zorlama. Kuvvet. Mecburiyet.
Catchment : Su toplama. Havza. Toplama. Su tutma havzası. Kaptaj. Baraj havzası. Hizmet alanı.
Repression synonyms : defence reaction, defense reaction, duress, denting, catchments, forestalling, crackdown, damping, subjugation, depressions, containment, debarment, defence mechanism, compulsions, froissement, compressions, frustrations, bodycheck, quietus, coercions, compression, duresses, blocking, arm twisting, detournement, edition, extinguishment, defense, stranglehold, defence, avoiding, disappointments, circumventions.
Repression ingilizce tanımı, definition of Repression
Repression kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the repression of evil and evil doers. The act of repressing, or state of being repressed.

Bu kısımda Repression kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Repression ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Repression anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Repression ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.