Fine grinding türkçesi Fine grinding nedir

  • İnce aşındırma.
  • İnce öğütme.
  • Hassas zımparalama.
  • Öğütme.

Fine grinding ingilizcede ne demek, Fine grinding nerede nasıl kullanılır?

Fine : İyi. Ceza. Ceza vermek. Para cezası. Para cezasına çarptırmak. Ceza kesmek. Para cezası vermek. Ağır para cezası. Zamanında geri getirilmeyen kitaplar için ödünç alanın ödemesi gereken ceza.

Grinding : Rodaj. Taşlama. Yemlerin çarpma, kırpma, kesme veya sürtünme yoluyla boyutlarını küçültmesi, un durumuna getirilmesi işlemi. Eyelemek. Öğütücü. Ham yem materyalinin karıştırma işlemine uygun duruma getirilmesi ve besin olarak yararlanılabilme oranının yükseltilmesi amacıyla küçük partiküllere ayrılması. Aşındırma. Ezme. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gıcırdama.

Fine adjustment : İnce ayar.

Fine aggregate : İnce agregat. İnce agrega.

Fine art : Güzel sanat. Güzel sanatlar.

Fine art works : Estetik nitelikte olan ve 5846 sayılı yasanın dördüncü maddesinde sayılarak koruma kapsamında bulunan yapıtlar, renkli ya da renksiz çizgilerle belirtilen estetik niteliği bulunan ürünler. Güzel sanat yapıtları.

İngilizce Fine grinding Türkçe anlamı, Fine grinding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fine grinding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Tripsis : Ezerek toz haline getirme. Şampuan.

Crunching : Hatır hutur. Hatır hatır. Hatır hutur yeme. Dişleriyle çiğneme.

Powdering : Tozlama. Toz haline getirme. Katı özdeklerin boyutlarını, çeşitli fiziksel kuvvetlerin yatay ve dikey etkileriyle küçültme. Tozlanma.

Grinding : Yemlerin çarpma, kırpma, kesme veya sürtünme yoluyla boyutlarını küçültmesi, un durumuna getirilmesi işlemi. Sürtme. Gıcırdama. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Rodaj. Bileme. Öğütücü. Ham yem materyalinin karıştırma işlemine uygun duruma getirilmesi ve besin olarak yararlanılabilme oranının yükseltilmesi amacıyla küçük partiküllere ayrılması. Eyelemek.

Grindings : Ezme. Bileme. Gıcırdama. Taşlama. Aşındırma. Rodaj. Eyelemek. Öğütücü. Sürtme.

Millings : Kendinden çok emin. Çekme. Dinkleme. Değirmencilik. Paranın kenarındaki tırtıllar. Frezeleme. Haddeden geçirme. Frezleme. Freze yapma.

Trituration : Tritürasyon. Ezerek toz haline getirme. İnce toz haline getirilmiş madde. Triturasyon. İnce toz yapma. Öğüterek toz haline getirme. Toz haline getirme.

Granulations : Taneleme. Granülasyon. Tanelenme.

Milling : Frezleme. Çekme. Frezeleme. Paranın kenarındaki tırtıllar. Haddeden geçirme. Dinkleme. Katı özdeklerin boyutlarını, çeşitli fiziksel kuvvetlerin yatay ve dikey etkileriyle küçültme. Freze yapma. Değirmencilik.

Granulation : Ufalandırılma. Yangı sonucu oluşan küçük, yuvarlak, kitle biçimindeki patolojik oluşum, yaraların içinde oluşan ve onların birleşmesini sağlayan küçük tanecikler. Kristalize olma. Tane dağılımı. Uzay, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bulgurlanma. Tanecik oluşumu. Taneleme. Granülasyon.