Milling türkçesi Milling nedir

  • Dinkleme.
  • Frezeleme.
  • Çekme.
  • Değirmencilik.
  • Haddeden geçirme.
  • Öğütme.
  • Frezleme.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Kendinden çok emin.
  • Katı özdeklerin boyutlarını, çeşitli fiziksel kuvvetlerin yatay ve dikey etkileriyle küçültme.
  • Paranın kenarındaki tırtıllar.
  • Freze yapma.

Milling ile ilgili cümleler

English: There were hundreds of people milling about in the streets.
Turkish: Caddelerde boş boş dolanan yüzlerce insan vardı.

Milling ingilizcede ne demek, Milling nerede nasıl kullanılır?

Milling cutter : Freze çakısı. Freze. Freze bıçağı.

Milling machine : Dink makinesi. Freze. Freze makinesi. Freze tezgahı. Değirmen makinesi. Frezeleme tezgahı. Freze makinası.

Barley milling residue : Arpa değirmen kalıntıları. Arpa öğütme yan ürünleri.

Crankshaft milling machine : Krank mili frezesi.

Ball milling : Bilyeli öğütme. Bilyalı değirmende öğütme.

Milliners : Tuhafiyeci. Kadın şapkacısı. Şapkacı. Şapkacı (kadın).

Milliner : Tuhafiyeci. Kadın şapkacısı. Şapkacı (kadın). Şapkacı.

Millinery : Tuhafiye. Kadın şapkaları. Kadın şapkacılığı.

Milliammeter : Miliampermetre. Miliamperölçer.

Cloth milling : Kimaş dinkleme. Kumaş dinkleme.

İngilizce Milling Türkçe anlamı, Milling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Milling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Allures : Aklını başından almak. Çekmek. Ayartmak. Aklını çelmek. Aklını başından almak (argo terim). Cezbetmek. Büyülemek. Baştan çıkarmak. Çekici.

Contracting : Sözleşme imzalayan. Sözleşme yapan. Akdeden. Anlaşma imzalama. Sözleşme. Büzen. Daralma. Yakalanmak (hastalığa, vs.). Akteden.

Drafting : Sanatsal çizimler veya şablonlar. İlk versiyonun bir tasarlaması. Teknik resim. Çekim. Çizim. Müsvedde. Mekanik çizim. Yudum.

Abduct : Kaçırmak. Uzaklaştırma (anatomi terimi). Tebit etmek. Uğrulamak. Adam kaçırmak. Alıkoymak. Dağa kaldırmak. Birini zorla kaçırmak. Kız kaçırmak.

Alabaster : Kaymaktaşı. Caso4. 2 h2o; 120°c'a dek ısıtılınca suyunun 3/4'ünü yitirerek alçıya dönüşen ak renkli yumuşak mineral. Akmermer. Alçı taşı. Kaymaktaşından yapılan. Sumermeri kaymaktaşından. Sumermeri. Albatr. Su mermerinden yapılan.

Alcohols : İçki. Alkol. İspirto. Alkoller. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh).

Aliphatic compounds : Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alifatik bileşikler.

Bearing : Davranış. Bağıl devinimli iki parça arasında sürtünmeyi ve aşınmayı azaltmaya yarayan örgen. Yatak. Doğurma. İlinti. Ürün verme. Etki. Rota. Ayak. Duruş.

Rolling : Gürleme. Yuvarlanan. Gürül gürül akma. Ezme. Yem parçacıklarının biçimi ve/veya irilikleri, gerektiğinde kıvama getirilmek veya tavlanmak suretiyle, merdaneler arasından geçirilerek düz, yassı partiküller durumuna getirilmesi. Yuvarlanma. Gümbürdeme. Yuvarlanış.

 

Self assertive : Kendini bir şey sanan. Kendi fikrinde ısrar eden. Kendini zorla kabul ettiren. Kendine çok güvenen. Israrcı.

Milling synonyms : abducting, acidimetry, granulation, cockiest, grindings, allurement, additive properties, draft, acid radical, overconfident, fine grinding, active metals, fulling, presumptuous, allure, cocksure, aldehydes, activated coal, minings, aliphatic saturated compounds, alicyclic compounds, alcoholometry, drafts, militarily, powdering, presuming, allured, granulations, acid salt, draught, draftings, additive, grinding.

Milling ingilizce tanımı, definition of Milling

Milling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or employment of grinding or passing through a mill. The process of dressing surfaces of various shapes with rotary cutters. [Bakınız: Mill]. The process of fulling. The process of making a raised or intented edge upon coin, etc.