Fined türkçesi Fined nedir
- Berraklaşmak.
- Ceza almış.
- Berraklaştırmak.
- Açılmak.
- Arıtmak.
- Para cezası vermek.
- Ceza yemiş.
- Cezalı.
Fined ile ilgili cümleler
English: I was fined for fishing without a license.
Turkish: Ruhsatsız balık avlamaktan ceza yedim.
English: I was fined a dollar.
Turkish: Bir dolar para cezasına çarptırıldım.
English: Ali was fined $200 for not being able to pay his fines.
Turkish: Ali cezalarını ödeyemediği için 200 dolar para cezasına çarptırıldı.
English: He was fined for illegal parking.
Turkish: Yasa dışı parktan dolayı ceza yedi.
English: I was fined 20 dollars for illegal parking.
Turkish: Ben yasadışı otopark için 20 dolar para cezasına çarptırıldım.
Fined ingilizcede ne demek, Fined nerede nasıl kullanılır?
Was fined : Mali olarak cezalandırıldı. Kendisine para cezası kesildi. Para cezası yedi. Parayla cezalandırıldı.
Finedraw : Belli olmayacak bir şekilde dik.
Finedrawn : Tel gibi çekilmiş. Haddeden çekilmiş.
Affined : Zorunlu. Bağlı. Yakın ilişkili. Yakın ilişkili veya bağlı. Mecbur.
Autotext entry not defined : Otomatik metin girdisi tanımlanmamış.
Confined to bed : Yatağa bağımlı. Yatağa bağlı. Yatalak hasta. Yatalak. Yatağa düşmüş.
Be confined : Loğusa olmak. Mahsur kalmak. Hapsolmak. Hapsedilmek.
Custom defined size : Özel tanımlı boyut.
Defined function : Tanımlanmış işlev.
Coffined : Tabuta koymak.
İngilizce Fined Türkçe anlamı, Fined eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fined ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bared : Çıkarmak. Soymak. Yalın. Açmak.
Clear : Silmek. Uzakta. İçerdiği taneciklerin çok küçük olmaları nedeniyle içinden geçen ışığın saçılmadığı çözeltilerin niteliği. Işık tutmak. Açık olarak beli olan deneysel ve kuramsal verilere ilişkin. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Net. Temiz. Tamamen. Bütünüyle.
Notice : İlan. Haber. İhbarname. Bildiri. Önemsemek. Bilgi. Bildirim. Uyarı. İhtar. İstenilen bir şeyi çevreye yaymak, her tarafa iletmek amacıyla yapılan duyuru.
See : Anlamak. Papalık. Bakmak. Farkına varmak. Farketmek. Uğurlamak. Seyretmek. Gereğini yapmak. Kavramak. Geçirmek.
Cleared : Tahliye etmek. Açmak. Açıklamak. Geçmek. Seyretmek (gemi). Sıyırıp geçmek. Boşaltmak. Elde etmek. Gümrükten çekmek. Aklamak.
Assesses : Değerini biçmek. İncelemek. Belirlemek. Talep etmek (bir miktar para). Değerlendirme yapmak. Değerini bilmek. Değerlendirmeye almak. Tayin etmek (para miktarını). Tahakkuk ettirmek.
Burst forth : Birden ortaya çıkmak. Pat diye önüne çıkmak. Birden önüne çıkmak.
Blossomed : Serpilmek. Canlanmak. Gelişmek. Büyümek. Çiçek vermek. Bahar açmak. Çiçek açmak. Çiçeklenmek.
Cleaned : Temizlenmiş. Parlatmak. Arındırmak. Temizlenen. Temizlemek. Boşaltmak.
Fined synonyms : light upon, rout up, come open, instantiate, clears, converts, mulcted, attain, be opened, defecated, sense, penalised, come loose, air, find out, fine, observe, cleanses, detect, defecating, clarify, amerced, fall upon, strike, amercing, clean, turn up, mulcts, clarifying, blossom, convert, bare, aired.
Fined zıt anlamlı kelimeler, Fined kelime anlamı
Lose : Kaybetmek. Azıtmak. Mağlup olmak. Geri kalmak (saat). Yitirmek. Geri kalmak. Şaşırmak. Heba etmek. Zayi etmek. Mahrum etmek.
Indeterminate : Bellisiz. Tereddüd. Belgisiz. Şüpheli. Kararsız. Belli olmayan. Süresi belirsiz. Kuşkulu. Ortada. Kesin olmayan.

Bu kısımda Fined kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fined ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fined anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fined ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.