Flattened türkçesi Flattened nedir

Flattened ingilizcede ne demek, Flattened nerede nasıl kullanılır?

Flattener : Eşitlik yanlısı kimse. Düz yapan veya düzleştiren şey. Eşitlikçi. Yassılayıcı.

Flatteners : Düz yapan veya düzleştiren şey. Yassılayıcı. Eşitlik yanlısı kimse. Eşitlikçi.

Field flattener : Alan düzleyici. Alan sapması kusurunu düzelten mercek. Anastigmat objektif. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Flatten out : Yaprak haline getirmek. Uçağı düzeltmek. Doğrulmak (uçak). Düzleşmek. Pikeden sonra doğrulmak (uçak). Palyeye geçmek.

Flatten with a bulldozer : Buldozerle düzlemek. Dozerle düzlemek. Buldozer ile düzleştirmek.

Flatten : Yaslamak. Yassılamak. Tatsızlaşmak. Matlaştırmak. Düzleştirmek. Bozum etmek. Yassılaşmak. Düzlemek. Dümdüz etmek. Düzleşmek.

Flattening roll : Yassılama haddesi.

Polar flattening : Kutup basıklığı. Yer'in ya da dönen herhangi bir gökcisminin tam geometrik küre olmayışı, kutuplarda basıklaşmış olması. böyle bir cismin eşlek yarıçapı a, ondan daha küçük olan kutupsal yarıçapı b ise, basıklık (a - b) / a formülüyle tanımlanır.

Flattening oblateness : Yer yuvarlağı gibi basıklaşmış cisimlerin basıklığını belirten ölçek olup, (a-b)/a olarak tanımlanır. burada "a" en büyük, "b" en küçük yarıçaptır. Basıklık.

 

Flattens : Düzleştirmek. Yassıltmak. Düzleşmek. Yerle bir etmek. Yassılamak. Keyfini kaçırmak. Düzlemek. Tatsızlaşmak. Bozum etmek. Yaslamak.

İngilizce Flattened Türkçe anlamı, Flattened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flattened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glace : Glase. Parlak.

Glabrous : Kılsız. Tüysüz. Pürüzsüz.

Glaceing : Şekerlenmiş. Glase. Parlak. Şekerle kaplı.

Oblate : Kendini manastıra adamış kimse. Yassı. Manastır hayatına kendini adamış. Kutupları yassılaşmış.

Frowzy : Kötü kokulu. Pis. Pasaklı. Küf kokulu.

Depressed : Sanayisi gelişmemiş. Çökmüş. Üzgün. Kasavetli. Darboğazda olan. Karamsar. Durgun (piyasa). Morali bozuk. Buhranlı.

Flatwise : Düzlemesine.

Stuffier : Kibirli. Boğucu. Mutaassıp. Tıkanmış. Havasız. Bunaltıcı. Alıngan. Tıkalı (burun). Küf kokulu. Tıkalı.

Frowsty : Küf kokulu. Havasız. Sıkıcı.

Smoothed : Pürüzsüzleştirilmiş. Sakinleşmiş. Tüm pürüzleri veya engelleri giderilmiş. Yumuşatılmış. Yatıştırılmış.

Flattened synonyms : planate, flush, planar, flatted, direct, glaces, level, oblates, unroughened, squashed, levigate, receding, flat, marble, frowzier, compressed, overcast, horizontals, frowstiest, frowziest, flattest, evened, horizontal, two dimensional, flatways, frowstier.

Flattened zıt anlamlı kelimeler, Flattened kelime anlamı

Linear : Doğrusal. Birinci derece. Lineer. Çizgisel.

Cubic : Küp biçimli. Küp şeklinde olan. Küplü. Küp kristalli. Küp biçiminde. Küp. Küpsel. Küp şekilli. Kübik.