Fleches türkçesi Fleches nedir

  • Belverme.

Fleches ingilizcede ne demek, Fleches nerede nasıl kullanılır?

La fleche hen : La fleche tavuğu. Oldukça seyrek bulunan, süs amaçlı yetiştirilen, tüy rengi siyah, orta irilikte ve oldukça etkin yapılı olan tavuk ırkı.

Fleche : Atılma eyleminin yapılması için verilen komut. Bir dürtüş ya da vuruşu, karşı yarışmacıya doğru sıçrayıp ona çarpmadan havada uygulama. Belverme. Atıl. Atılma.

Parfleche : Ham deri.

Fleck : Çok ufak parça. Parçacık. Beneklemek. Leke. Lekelemek. Benek. Çil. Benekli yapmak. Nokta. Benekleşmek.

Fleck of snow : Kar taneciği.

Affleck : Bir soyadı. Ben affleck (1972). Amerikalı senarist ve aktör.

Flection : Eğilme. Esneme. Yapım ve çekim sırasında kelime köklerinin farklı biçimlere girmesi şeklindeki kırılma olayı. büküm; arapça, almanca, ingilizce, rusça gibi sami, cermen ve islav dillerine özgü bir olaydır: ar. ketebe «yazdı» kökünün kütibe «yazıldı», yüktebü «yazılır», yüktebune «yazılırlar», litükteb «yazıl!»; katebu «mektuplaştı, yazıştı», katibun «yazan, katip», mektubun «yazılmış şey, mektup» mektebun «mektep okul» şekillerine girmesi; almanca sehen «görmek», sah «gördü», gesehen «görmüş, görülmüş»; ing. to write «yazmak» wrote «yazdı», written «yazmış, yazılmış» gibi. Çekim (dilbilgisi terimi). Büküm. Bükülme. Kıvrım. Bükün.

 

Active reflector : Etkin yansıtıcı. Aktif yansıtıcı.

Flecker : Beneklemek. Lekelemek.

Flecky : Çilli. Beneklerle kaplı. Benekli.

İngilizce Fleches Türkçe anlamı, Fleches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fleches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sagging : Düşme. Eğilen. Sarkma. Kağşama. Gevşek bir şekilde asılı duran. Bel verme (rotorlarda). Düşüş. Fiyatların devamlı düşmesi. Batan.

Deflexion : Salgı. Sapma. Eğilme. Bel verme. (yön) saptırma. Senim. Bükülme. Dönme. Yön değiştirme.

Flexure : Dirsek. Salgı. Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Eğilme. Bükülme. Eğrilik. Büküntü. Katlanma. Katmanların tek yanlı kıvrımı (monoklinal kıvrım).

Patterned : Numune olarak yapılmış. Desenli. Örneğe göre yapmak. Örnek almak.

Deviate : Çelmek. Sapma göstermek. Yoldan çıkmak. Sapmak. Ölçülen değerlerin ortalama ya da belli bir değerden farkı. Yoldan çıkarmak. Ayrılmak. Dönmek. Şaşmak.

Letch : Doymak bilmez iştah. Sıkça ve veya veya seçici olmadan cinsel ilişkiye giren adam. (argo) sekse düşkün adam. Önüne gelenle yatan adam. Şiddetli arzu (özellikle cinsel arzu).

Lech : Hırs beslemek. Şehvet düşkünü olmak. Şehvete düşkün olmak. Şehvet. Çekici.

Necking : Boyun. Kolon pervazı. Sarmaş dolaş olma. Sarmaş dolaş öpüşme.

Dotted : Noktalanmış. Noktalarla belirtilmiş. Çekitli. Puanlı. Benekli. Nokta koyulmuş. Noktalı. Küçük noktalarla işaretli.

Satyr : Şevhet düşkünü adam. Şarap tanrısı. Satir. Satir (mitoloji terimi). Antik dönemde diyonizos törenlerinde koronun hayvan maskeli oyuncusu. Yarı insan yarı keçi olan kır tanrısı (mitoloji terimi). Yarı insan yarı keçi olan kır tanrısı. Eski romalılarla greklerde saptanan bir inanca göre, vücudunun yarısı insan yarısı teke biçiminde olan, şarap.ve kösnüye düşkün tanrı. Seks düşkünü erkek. Gövdesinin yarısı insan yarısı teke olan tanrı.

 

Fleches synonyms : fleche, pervert, stippled, hogging, degenerate, deviant, bulging, neckings, specked, speckled.

Fleches zıt anlamlı kelimeler, Fleches kelime anlamı

Plain : Yalın. Sadelik. Süssüz. Vuzuh. Düz. Ova. Sade bir biçimde. Düzlük. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri.