Floem nedir, Floem ne demek

Floem; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: soymuk boruları].

Teknik terim anlamı:

Soymuk boruları.

Floem hakkında bilgiler

Floem, soymuk borular olarak da bilinir, fotosentez sonucu üretilen organik maddeleri yeni sürgün oluşumunda kullanmak üzere veya depo organlarında biriktirmek üzere ileten borucuklar. Tek sıra halinde üst üste dizilmiş canlı hücrelerden oluşur. Floem oluşurken hücrelerin ara çeperleri tamamen erimediğinden, yer yer delikler oluşur. Floemde fotosentez ürünleri bitkinin diğer organlarına taşınır. Bazı bitkilerin köklerinde sentezlenen amino asitler de yaprak ve diğer organlara taşınır. Floemde madde taşınması çift yönlüdür. Hücreler arası çeperler ksileme göre daha az eridiğinden ksilemdeki taşınmadan daha yavaştır. Kalburlu borular: Çapları çok az çeperleri genellikle selülozlardan yapılmış enine çeperleri ince deliklerle kalbur şeklini almış ve hatta yan çeperlerindeki kalburlu levhalar meydana gelmiş olan uzun, canlı hücrelerdir.Protoplazmalarında bazen lökoplast ve nişasta bulunur.İletim kalburlu borularca yapılır. Arkadaş hücreleri: Her bir kalburlu borunun yanında aynı ana hücrelerden ayrılmış olan, enine kesitte borunun yanında yuvarlak ve köşeli olarak görünen ve kalburlu boruya oranla daha dar, plazması daha zengin ve nukleusu daha büyük olan hücrelerdir. Sonbaharda, kalburlu boruların delikleri üzerine Kalloz maddesi birikir, ve faaliyetleri sona erer. Ertesi yıl, genellikle bu borular faaliyete geçmeyerek civardaki dokular tarafından ezilirler ve yerlerine yenileri meydana gelir. Yeniden faaliyete geçmesi ise Kalloz maddesinin erimesiyle olur.iletim borularının düzgün olmasını sağlayankanbiyum tabakasıdır iletim demetleri düzgünse açık demet değilse kapalı demet olarak adlandırılır Floem parankiması: Uzun ince selüloz çeperleri canlı hücrelerdir. Besin maddesi depo ederler. Nişastaca zengindirler.

 

Floem kısaca anlamı, tanımı

Soymuk boruları : Bitkilerde iletici hücreler olan kalburlu hücreler ve kalburlu boru elementlerinden oluşan, besin iletimi, depo edilmesi ve destek görevlerini yapan doku. Floem. Bitkilerde iletici hücreler olan, kalburlu hücreler ve kalburlu boru elementlerinden oluşan, besin iletimi, depo edilmesi ve destek görevlerini yapan doku, floem

Hücreler arası : Dokularda hücrelerin arasında yer alan, gözeler arası.

Organik madde : Doğal olarak bulunmayıp organizmada metabolizma sırasında meydana gelen maddeler. Doğal olarak bulunmayan, hayvan veya bitki organizmalarından elde edilen yapısında karbon içeren maddeler. Weende yöntemine göre yapılan yem analizlerinde, kuru maddeden kül miktarının çıkarılmasıyla bulunan protein, yağ ve karbonhidrat gibi maddeler.

Besin maddesi : [Bakınız: besin]. Besin. Vücudun beslenmesinde kullanılan madde olup hayvansal ya da bitkisel olabilir.

Amino asitler : (NH2-R -COOH) genel formülü ile gösterilen, baz ve asit özellikleri olan, peptit ve proteinlerin yapı taşları niteliğindeki organik özdekler sınıfı.

 

Ana hücreler : Metrositler.

Biriktirmek : Toplayıp yığmak. Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek. Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak.

Enine kesit : Bir organizmayı boy eksenine dik ya da en eksenine paralel olarak kesen kesit. Transversal kesit. Bir organizmayı boy eksenine dik veya en eksenine paralel olarak kesen kesit, transversal kesit.

Biriktirme : Biriktirmek işi.

Çift yönlü : İki yönde veri akışına olanak veren herhangi bir dizgeye değgin, örn. çift yönlü oluk.

Fotosentez : Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi.

Amino asit : Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik.

Enine kesi : Bir organizmayı boy eksenine dik ya da en eksenine paralel olarak kesen kesi.

Parankima : Özek doku.

Kullanmak : Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak. İşletmek, değerlendirmek. Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak. Amacına ulaşmak için birinden ya da bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek. Giymek, takmak. Araç veya aleti işletmek, yönetmek. Bir şeyin gereklerini yerine getirmek. Kelimeyi yazmak, söylemek. Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek. Harcamak, sarf etmek.

Lökoplast : Bitki hücrelerinde veya bazı kamçılılarda sitoplazma içinde bulunan ve genellikle nişasta taneciğini oluşturan cisimcik. Bitki hücrelerinde veya bazı kamçılı tek hücrelilerde bulunan, yedek besin depolayan renksiz plastitler. Bitki gözelerinde ve bazı kamçılılarda bulunan renksiz plastidler. Bitki hücrelerinde ya da bazı kamçılı bir hücrelilerde bulunan renksiz plâstitler.

Ana hücre : Bölünerek diğer hücre tiplerini veren hücre.

Kullanma : Kullanmak işi, istimal.

Faaliyet : Canlılık, hareket. Çalışma. İşler durumda olma, etkinlik.

Üst üste : Çok kalabalık, sıkışık. Birbiri arkasından. Birbirinin üstüne konulmuş bir biçimde.

Diğer dillerde Floem anlamı nedir?

İngilizce'de Floem ne demek ? : phloem