Floodgate türkçesi Floodgate nedir

  • Baraj kapağı.
  • Taşkınları önlemek için akarsulara yapılan kapılar.
  • Kapaklar.
  • Savak.
  • Set.
  • Bent kapağı.

Floodgate ingilizcede ne demek, Floodgate nerede nasıl kullanılır?

Floodgates : Bent kapağı. Set.

Flood and ebb : Büyük denizlerde suların yükselmesi ve altı saat sonra olağan düzeyden aşağı inmesi olayı. Kabarma-alçama.

Flood control : Sel kontrolü. Taşkın kontrolü. Taşkın denetimi. Feyezan kontrolü. Sel kontrolu.

Flood dam : Taşkın seddi.

Flood damage : Sel zararı. Sel hasarı. Sel tahribatı. Taşkın zararı.

Flood discharge : Feyezan deşarjı. Taşkın akımı.

Flood of rain : Sel. Su baskını. Şiddetli yağmur. Sağanak.

Flood of emotions : Duygu veya sevgi seli.

Flood lighting : Pilot kabini aydınlatma lambası. Projektör.

Flood in : Akın akın gelmek. Sel gibi gelmek. Sel basmak. Sel gibi akmak. Yığılmak. Güruh halinde gelmek.

İngilizce Floodgate Türkçe anlamı, Floodgate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Floodgate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sluiceway : Savak kanalı. Dolu savak kanalı. Savak arnası. Savak yatağı.

Bulkheads : Ara duvarı. Perde. Bölme perdesi. Bölme. Su geçirmez bölme. Duvar. Gemi bölmesi. Ön bölme sacı. Bölme duvarı.

Dam : Zapt etmek. Ana hayvan. Baraj. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm. Özellikle dört ayaklı hayvanlar için kullanılan, bir hayvanın ebeveynlerinden dişi olanına verilen ad. Engellemek. Suyu toplama, sulama ve elektrik üretmek amacıyla akarsu üzerine yapılan bent. Kapamak. Anne hayvan. Büğemek.

 

Barrages : Baraj. Yaylım ateşi. Yağmur. Yoğun yaylım ateşi. Bent. Engelleme ateşi. Nehir barajı. Engel. Soru yağmuruna tutmak.

Launders : Aklamak. Çamaşır yıkayıp ütülemek. (giysi) yıkayıp ütülemek. Yıkamak (çamaşır). Oluk. Temel çukuru. Yıkanabilir olmak. Çamaşır yıkamak. Aracılar kanalıyla piyasaya sürerek paranın kaynağını gizleme.

Covers : Kapsamak. Karşılıklar. Kapatmak. Belirli bir duruma gelen ya da gelmesi beklenen ancak niceliği kesinlikle kestirilemeyen ve girişim için bir borç niteliğinde görünen belirli bazı dokuncaları karşılamak amacıyla sayışımlarda yapılan ayırmalar. Örtmek. Yetmek. Korumak. Üzerini kapatmak. İçermek.

Regulator : Regülatör. Bağlama. Düzenleyici. Ayarlayıcı. Dalış tüplerinin yüksek basıncını dalgıçların nefes alabilecekleri makul basınca düşüren bir supap. Nazım. Düzengeç. Akım düzenleyici. Saat rakkası.

Monking : Kapak yeri. İnzivaya çekilmiş kimse. Rahip. Karabaş. Keşiş. Papaz.

Bunds : Sarmalama. Bent. Rıhtım. Dernek. Toprak set. Toprak set çekmek.

Floodgate synonyms : floodgates, sluice gate, sluicegate, water gate, dike, restraint, barriers, doors, dams, a set of, sluice, bank, weirs, causeway, dikes, barrage, bulkhead, launder, banks, savage, penstocks, penstock, head gate, barrier, bund, sluice valve.