Flutters türkçesi Flutters nedir

  • Çarpıntılı olmak.
  • Titretmek.
  • Pırpır etmek.
  • Titremek.
  • Kanat çırpmak.
  • Çırpınır gibi düşmek.
  • Dalgalanmak.
  • Pır pır etmek.
  • Çırpışmak.
  • Pırlamak.
  • Çabuk çabuk sallamak.
  • Çırpınmak.
  • Düzensiz hareket etmek.
  • Titremek veya hafifçe dalgalanmak (rüzgarda).

Flutters ingilizcede ne demek, Flutters nerede nasıl kullanılır?

Flutter about : Kaçışmak. Uçuşmak.

Flutter around : Uçuşmak. Kaçışmak.

Flutter the dovecotes : Parmak ısırtmak. Ortalığı velveleye vermek.

Atrial flutter and fibrillation : Kalpte kulakçıkların aşırı derecede çalışması. her iki durum da aşırı kulakçık çalışmasıyla belirgin olup arasında yalnızca frekans ve seyir yönünden farklılık vardır, atriyal fibrilasyon. Atriyal titreme veya titreşimler.

Ventricular flutter and fibrillation : Ventriküler titreme ve titreşim. Kalp kasında oluşan şiddetli iskemik durumlar, toksik ve letal dozda uygulanan kinidin sülfat ve kalp glikozitleriyle zehirlenmeler ve narkoz hataları sonucu ortaya çıkan çok ağır bir kalp aritmisi.

Flutteringly : Çırpınarak.

Flutterer : Huzursuz kimse. Tedirgin bir şekilde hareket eden kimse veya şey. Yüzeysel kimse.

Aflutter : Titreyerek. Titreme halindeki. Titreyen. Çarpıntılı. Titreme halinde.

Flutterers : Huzursuz kimse. Tedirgin bir şekilde hareket eden kimse veya şey. Yüzeysel kimse.

 

Picture flutter : Sinema ya da almaç görüntülüğünde resmin sürekli olarak hafifçe kıpırdaması biçiminde ortaya çıkan durum. bir filmin ya da mıknatıslı ses kuşağının seslendirme ya da okuma aygıtındaki geçişinde düzensizlikten dolayı sesin bozulması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Titreme.

İngilizce Flutters Türkçe anlamı, Flutters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flutters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kotow : Secde. Secde etmek. El pençe divan durmak.

Flitted : Gitmek. Başka eve taşınmak. Uçuşmak. Hızla geçmek. Uçmak. Geçmek. Oradan oraya uçmak. Geçip gitmek. Taşınmak.

Flit : Taşınmak. Uçuşmak. Gitmek. Uçmak. Oradan oraya uçmak. Geçmek. Hızla geçmek. Uçup gitmek. Başka eve taşınmak.

Flourishes : Büyümek. Savurmak. Abartılı jestler yapmak. İlerlemek. Sergilemek. Sağlıklı olmak. Güzelleşmek. Fanfar çalmak. Savrulmak.

Palpitated : Çarpmak. Hızlı atmak (kalp). Hop etmek. (yürek) hızlı ve düzensizce atmak. Palpitat. Küt küt atmak. Kalbi çarpmak.

Blows : Büyütmek. Bitmek. Dalgalandırmak. Tomurcuk açmak. Üflemek. Filizlenmek. Patlamak. Nefes vermek. Blow (üflemek). Çıkmak.

Bear : Sineye çekmek. Getirmek. Katlanmak. Spekülasyon yapmak. Sapmak. Gütmek (kin). Beslemek. Taşımak. Borsa fiyatlarını düşürmek. Dişini sıkmak.

Floated : Yaymak. Dolaşmak. Piyasaya çıkarmak. Batmamak. Yüzmek. Su üzerinde durmak. Kurmak (şirket). Süzülmek. Yüzdürmek.

Carry : Kaldırmak. Bulaştırmak. Ağırlığını çekmek. Onaylamak. Götürmek. Başarı kazanmak. İçermek. Getirmek. Taşımak.

 

Flutters synonyms : fluttered, flaps, flap, flourish, bend over backwards, float, flitters, bicker, dithered, billowed, whiz, fibrillated, bustle about, wapper, quiver, fluctuated, adulate, whirred, stroke, truckle, fliting, pulsated, whizzes, bickers, whir, jar, wabbles, flapped, billow, aquiver, flittering, didder, palpitate.

Flutters zıt anlamlı kelimeler, Flutters kelime anlamı

Disparage : Kötümsemek. Aşağı görmek. Küçümsemek. Aleyhinde konuşmak. Küçük görmek. Batırmak. Kötülemek. Küçük düşürmek. Hor görmek. Adamdan saymamak.

Criticize : Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Kritiğini yapmak. Kritik etmek. Eleştiri getirmek. Tenkit etmek. Kusur bulmak. Eleştiri yöneltmek. Yermek. Ayıplamak. Eleştirmek.

Order : Komut. Tür. Takım. Durum. Satın alma işleminden önce bu yönde yapılmış olan sözlü ya da yazılı istem. Sıraya koymak. Tarikat. Yargı. Sıra. İntizam.