Foci türkçesi Foci nedir

Foci ingilizcede ne demek, Foci nerede nasıl kullanılır?

Foc : Serbest. Özgür. Şarjsız. Sıfır dozda. Boş.

Focaccia : Zeytinyağı ile yapılan ve otlarla çeşnilendirilen düz italyan ekmeği. Bir tür italyan pidesi.

Focal : Odağa ait. Mihraki. Odakla ilgili. Odaksal. Fokal. Merkez. Fokal epilepsi. Merkezi. Odağa ait, odağa ilişkin, mihraki, odakla ilgili olan. belli bir yerde oluşmuş; belli bir bölgede kalan, sınırları belli olan. hastalık sürecinin asıl merkezini oluşturan yer.

Focal adjustment : Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme. Odaklama.

Focal aperture : Diyafram açıklığı. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık düzengeci açıklığı.

Focal ratio : Odak oranı.

Focal points : Merkez noktası. İlgi merkezi. Odak noktası. Odaklama noktası. Mihrak.

Focal point : Odak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Odak noktası. Mihrak. Odaklama noktası. Küre içi biçiminde bir aynaya ya da dışbükey bir merceğe koşut olarak gelen ışınların yansıdıktan sonra toplandıkları nokta. İlgi merkezi. Merkez çekidi. Merkez noktası. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta.

 

Focal liver necrosis : Mikroskobik olarak asinuslarda belirli bir yerleşim göstermeyen, küçük çapta odaklar halindeki karaciğer nekrozu, fokal karaciğer nekrozu. septisemiyle seyreden birçok bakteriyel enfeksiyonda, parazit göçlerinde ve safra tıkanmalarına bağlı olarak biçimlenir. Fokal karaciğer nekrozu. Karaciğerde fokal nekroz.

Focal plane : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Koşut ışınların, bir mercekten geçerken kırıldıktan sonra oluşturdukları, merceğin odak noktasında yer alıp mercek eksenine dikey olan düzlem. Odak düzlemi.

İngilizce Foci Türkçe anlamı, Foci eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foci ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Focus : Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Merkez çekit. Merkez. Odaklanmak. Odağa getirmek. Odaklamak. Deprem ocağı. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. Mihrak. Mercek ve aynalarda koşut ışık demetinin toplandığı nokta.

Centre : Merkezde toplamak. Ortalamak (merkezlemek). Açık oyunculardan birinin topu kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Ilımlı kimse. Kemer inşaat desteği. Konsantre olmak. Ilımlı politik görüş. Sente. Orta.

 

Focal : Fokal epilepsi. Fokal. Odağa ait. Merkezi. Odakla ilgili. Merkez. Odaksal. Bir odağa ilişkin, belli bir yerde oluşmuş, belli bir bölgede kalan, sınırları belli, fokal, lokal.

Focus point : Bir merceğin odaklandığı nokta.

Centers : Sente. Kubbe inşaat desteği. Punta. Orta. Ilımlı kimse. Orta alan oyuncusu. Ilımlı politik görüş. Göbek. Kemer inşaat desteği.

Focal point : Merkez noktası. İlgi merkezi. Mihrak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Küre içi biçiminde bir aynaya ya da dışbükey bir merceğe koşut olarak gelen ışınların yansıdıktan sonra toplandıkları nokta. Odaklama noktası. Merkez çekidi. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta.

Focal points : Odaklama noktası. İlgi merkezi. Merkez noktası. Mihrak.

Center : Ortasını almak. Çevresinde dönüp dolaşmak. Ortaya gelmek. Merkez almak. Ortalamak (merkezlemek). Ortalamak. Ilımlı kimse. Ilımlı politik görüş. Merkez.

Pivotal : Çok önemli. Eksensel. Merkezi. Mihvere ait. Mile ait. En önemli. Eksen. Esas. Asıl.

Focuses : Odağı ayarlamak. Bir noktada toplamak. Fokus yapmak. Odak ayarı yapmak. Odaklanmak. Odağa getirmek. Mihrak. Odaklamak.

Foci synonyms : focal spot.