Pivotal türkçesi Pivotal nedir

  • Mile ait.
  • Asıl.
  • Eksensel.
  • En önemli.
  • Eksen.
  • Esas.
  • Merkezi.
  • Mihvere ait.
  • Çok önemli.
  • Odak.

Pivotal ingilizcede ne demek, Pivotal nerede nasıl kullanılır?

Beran pivotal method : Beran eksensel yöntemi.

Pivotally : Esasen. Eksensel olarak.

Steering pivot pin : Dingil pimi. Dingil saplaması. Ön tekerlek göbeğini dingil başına bağlayan ve yönlenmeye olanak veren saplama.

Balance pivot : Üzerinde bir ölçeğin dengesinin sağlandığı eksen. Denge ekseni.

Brake band pivot : Fren kuşağı mihveri.

Query and pivot : Sorgulama ve özet.

Pivots : Bağlı olmak. Dönmek. Mil. Mil üzerine yerleştirmek. Eksen üzerinde dönmek. Mil üzerinde dönmek. Mile yerleştirmek. Mile geçirmek. Eksen etrafında dönmek. Çark etmek.

Pivottable name : Özet tablo adı.

Pivot : Dönmek. Mile geçirmek. Dönüş ayağı. Oyuncunun, bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi. Mil üzerine yerleştirmek. Mile yerleştirmek. Eksen. Eksen etrafında dönmek. Çark etmek. Eksen üzerinde dönmek.

Pivoting : Eksen etrafında dönmek. Dönmek. Çark etmek. Kumaşı makinede iğne üzerinde döndürme. Döner. Bağlı olmak. Bir eksen etrafında dönen. Ekseni etrafında dönen.

İngilizce Pivotal Türkçe anlamı, Pivotal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pivotal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Axial : Eksenle ilgili. Eksen ile ilgili. Eksenel. Aksiyal. Aksiyel. Aksiyal dip yatağı.

In chief : Baş.

Rachides : Omurga. Belkemiği. Orta damar (yaprak vb.). Tüy sapı (zooloji terimi). Başak ekseni. Rakis.

Axises : Dingil. Anlaşma. Uyuşma. Gözekseni. Mihver. Aks. Bir şeyin etrafında döndüğü merkez.

Cardinal : Başlıca. Kardinal. Ana. Esaslı. Belli başlı. Baş. Önemli. Kardinal kuşu. Katolik başpapazı.

Principal : İşveren. Akreditif amiri. Müvekkil. Akreditif açtırmak amacıyla bankaya başvuran dışalımcı. Baş. Başkan. Ana. Anapara. Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi.

Spindle : Uzamak. İş. Eğirmen. Dingil. Eğirtmeç. Yoğunluk ölçer. Mil. Asitmetre. Mitoz ve mayoz sırasında hücrenin iki kutbu arasında, pozitif uçları birbirine doğru uzanan ve kromozomların hareketini yönlendiren mikrotüpçüklerden oluşan yapı. iğ.

Pivot : Mil üzerine yerleştirmek. Dönüş ayağı. Mil üzerinde dönmek. Bir eksen çevresinde dönmek. Mile geçirmek. Dönüş. Oyuncunun, bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi. Bağlı olmak. Dönmek.

Beginning : Başlangıç noktası. Başlama. Köken. Menşe. İptida. Neşet. Milad. Kaynak. İlk adım.

Basic : Temele dayanan. Uzakta bulunan bir bilgisayar dizgesine bağlı bir uç üzerinde konuşmalı düzende kullanım için elverişli, kolay öğrenilir, aritmetik işlemlere dönük genel amaçlı bir bilgisayar izlenceleme dili. Esasi. Temel. Asal. Basıc. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Basit. Bazal.

Pivotal synonyms : pintle, centralized, inestimable, extraction, focal point, foci, focus, milliary, red letter, prime, central, important, main, essential, axle, centrical, centrals, ruling, aboriginal, of great importance, chief, actuals, crucials, paramount, of primary importance, center line, broad, of great account, center, derivation, bodying, bases, basis.

 

Pivotal zıt anlamlı kelimeler, Pivotal kelime anlamı

Pivotal antonyms : noncrucial.

Pivotal ingilizce tanımı, definition of Pivotal

Pivotal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to a pivot or turning point. The pivotal position in a battle. Belonging to, or constituting, a pivot. As, the pivotalopportunity of a career. Of the nature of a pivot.