Folks türkçesi Folks nedir

Folks ile ilgili cümleler

English: I'm sure your folks miss you.
Turkish: Eminim ki halkın seni özlüyordur.

English: Most folks ate very quickly and the food soon disappeared.
Turkish: Çoğu insan hızla yer ve yiyecek hemen yok olur.

English: Do you folks need anything?
Turkish: Siz arkadaşların bir şeye ihtiyacı var mı?

English: A lot of folks find cars interesting, but I'm not interested in them at all.
Turkish: Bir sürü insan arabaları ilginç buluyor fakat ben onların hiç biriyle ilgilenmiyorum.

English: My folks used to tell me stories about that.
Turkish: Benim millet bana onun hakkında hikayeler anlatırdı.

Folks ingilizcede ne demek, Folks nerede nasıl kullanılır?

Different strokes for different folks : Zevkler ve renkler tartışılmaz. Farklı insanların farklı tercihleri vardır. Dünya farklılıklarla döner.

Home folks : Yakın akrabalar.

Simple folks : Kendi halinde insanlar.

Folksay : Halkdili. Halk dili.

Folksier : Geleneksel. Sokulgan. Halk tipi. Köy işi. Teklifsiz. Samimi.

Folksiest : Halk tipi. Geleneksel. Sokulgan. Köy işi. Teklifsiz. Samimi.

Folksy : Teklifsiz. Köy işi. Geleneksel. Samimi. Halk tipi. Sokulgan.

Folk architecture : Halk yapıcılığı. Halkın geleneksel yollardan öğrenerek uyguladığı yapıcılık türü. bk. yapıcılık, krş. halk giysisi, halk sanatı, halk el sanatı.

 

Gentlefolks : Soylu kişiler. Yüksek tabaka. Asiller. Soylular. Kibarlar.

Folksongs : Türkü. Bir ülke halkının içinden kaynaklanan ve nesilden nesile aktarılan şarkı (genellikle sözlü olarak aktarılan). Halk müziği.

İngilizce Folks Türkçe anlamı, Folks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Folks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grass roots : Taban parti. Köylü. Temel. Kök. Kaynak.

General public : Kamu.

Pleb : Avam tabakaya dahil olan. Bayağı tip.

Communing : Konuşmak. Söyleşi. Sohbet etmek. Komünyon vermek. Avam. Komünyon almak. Hasbıhal etmek. Senli benli konuşmak. Senli benli konuşmak (argo terim).

Tribe : Aynı sınıftan kimseler. Aynı dili konuşan ve başka ekin öğelerini de paylaşan birkaç oymaktan, obadan, soptan kurulu ilkel toplum. Soy. Belli bir yerde oturan; dil, ağız ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren; birden çok boy ve köyden oluşan; ata ruhu ya da tanrıya inanan; genellikle bir yönetici ya da kurulca yönetilen; yapısında bulunan köy ve aileler arasında toplumsal, ekonomik, dinsel, kan ya da evlilik bağları bulunan siyasal nitelikteki topluluk, bk. boy, dil, ağız, kültür, köy. krş. topluluk. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Aynı dili konuşan, aynı kurumlara, geleneklere, göreneklere sahip, ortak bir yerleşme alanı olan ve ortak bir kökten gelen birkaç jens'in özerk bir toprak üzerinde oluşturdukları budunsal birlik. Tribü. Aşiret. Budun. Familya.

Riffraff : Süprüntü. Döküntü. Ayaktakımı. Ayak takımı. En aşağı halk tabakası.

 

Connected : İlintili. Aktarmalı. Bitişik. Bağlanmış. Alakadar. Bağlantılı. Bağlı. Birleşik. Yakın. İlgili.

Gentlefolk : Kibarlar. Soylular.

Nationality : Milli özellikler. Ulusallık. Bir ulusa ait olma durumu. Ulusal olma durumu. Ulusa özgü olma durumu. Uyrukluk. Ulus. Milliyet. Tabiiyet.

Community : Komünite. Sınırları belli bir toprak parçası üzerinde yaşayan ve bir uygarlığı paylaşan bireylerin oluşturduğu, değişik boyutlarda insan kümeleri. üyeleri birbirlerine duygusal bağlarla bağlı, toplumsal ilişkilerin yüz yüze olduğu, yüksek ölçüde bütünlenmiş herhangi bir toplumsal küme. toplum teriminin karşıtı: ileri ölçüde bütünlenmiş, birincil ilişkilerin egemen bulunduğu, ekinin geleneksel ve türdeş olduğu kapalı yerel kümeler. Cemaat. Toplum. Müşterek tasarruf. Cemiyet. Topluluk. Yeryüzünün belli bir bölgesinde yaşayan ve düşünce, duygu, ilgi ve uğraşı bakımından ortak özellikler taşıyan, kimi durumlarda aralarında akrabalık bağları da bulunan insan topluluğu. Ortak yön.

Folks synonyms : home folk, country people, kinship group, kin group, kin, the nation, consanguine, everybody, connexions, communed, countryfolk, nations, general, blood relation, cognate, they, nation, ragtag, communal, agnate, commune, plebeian, connection, akin, common people, allied, rabble, cognates, people, communes, consanguineous, connexion, clan.