Foreign affairs türkçesi Foreign affairs nedir

  • Harici işler.
  • Dışişleri (ingiliz ingilizcesi).
  • Dış işleri.
  • Dışişleri.
  • Hariciye.
  • Dış ilişkiler.

Foreign affairs ile ilgili cümleler

English: He is well versed in foreign affairs.
Turkish: O dışişlerinde iyi deneyimlidir.

English: He knows a lot about foreign affairs.
Turkish: Dış ilişkiler hakkında çok şey bilir.

English: They met with the Minister of Foreign Affairs yesterday.
Turkish: Onlar, dün dışişleri bakanı ile görüştüler.

English: According to a survey, three in five people today are indifferent to foreign affairs.
Turkish: Bir ankete göre, insanların beşte üçü uluslararası konulara ilgisiz.

Foreign affairs ingilizcede ne demek, Foreign affairs nerede nasıl kullanılır?

Foreign : Ülke dışı. Yurt dışı. Dıştan gelme. Dış. Yabancılık. Yurtdışı. Yabancı. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Yabancı madde.

Affairs : Umur. Gidişat. İşler.

Foreign affairs and defence : Dışişleri ve savunma. Dışişleri ve savunma konularıyla ilgili olan devlet komitesi.

Foreign affairs and defence committee : Dış politik meselelerde faaliyet göstermeleri ve raporlar sunmaları için seçilen insanlar grubu. Dış ilişkiler ve savunma komitesi.

Foreign affairs and defense committee : Uluslararası ve askeri operasyonlar konuları ile ilgili karar almadan sorumlu olan komite. Dışişleri ve savunma komitesi.

 

Department of foreign affairs : Dışişleri bakanlığı (irlanda).

Foreign affairs committee : Dış ilişkiler komitesi. Bir ülkenin diğer ülkelerle ilişkileri ile alakalı konuları ele alan komite.

İngilizce Foreign affairs Türkçe anlamı, Foreign affairs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foreign affairs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

External affairs : Dış işler.

Exterior : Dışarı. Görünüş. Dış. Dış taraf. Dışardan gelen. Dış görünüş. Gösteriş. Harici. Dışsal.

Surgery : Muayenehane (ingiliz ingilizcesi). Görüşme (milletvekilinin seçim bölgesinde kendi seçmenleriyle yaptığı). Cerrahi. Muayenehane. Cerrahlık. Ameliyat. Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu. Ameliyathane. Operatörlük.

Foreign service : Hariciye hizmeti. Yurt dışı hizmet.

Foreign business : Dış ticaret.

Exteriors : Dış kaynaklı. Dışsal. Dışyüz. Dış taraf. Gösteriş. Dış çekim. Zahiri. Dışarı. Dış görünüş.

Foreign affairs synonyms : foreign relations.