Foreign exchange demand function türkçesi Foreign exchange demand function nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Satınalınmak istenen döviz miktarı ile döviz kurları, beklentiler, diğer yabancı paraların fiyatları, ödemeler bilançosundaki döviz kaybettirici işlemler gibi değişkenler arasındaki ilişkiyi gösteren fonksiyon.
  • Döviz istem fonksiyonu.

Foreign exchange demand function ingilizcede ne demek, Foreign exchange demand function nerede nasıl kullanılır?

Foreign : Ecnebi. Dıştan gelme. Yurt dışı. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Yurtdışı. Yabancılık. Yabancı. Yabancı madde. Ülke dışı.

Exchange : Karşılıklı olarak yapmak. Değiştirmek. Trampa etmek. Değiş-tokuş. Bir hak ya da malın başka bir hak ya da mal ile para kullanmadan başa baş değiştirilmesi. Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi. Çevirmek. Mal, hizmet ve üretim faktörlerinin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi. Karşılıklı alıp vermek. Almak.

Demand : Emretmek. İstemek. Sormak. Rağbet. Talep. Rağbet etmek. İstek. Gerektirmek. Talepte bulunmak. Kişinin alıcının mal isteminde bulunması. sataktan mal alımı için yapılan isteklerin tümü.

Function : Faaliyette bulunmak. Bir kümedeki değişimin başka bir kümede yol açtığı değişimi belirleyen bağıntı. Fonksiyonunu yerine getirmek. İzlev. Bir edim, eylem ya da bir ilişkiler dizgesine özgü etkinlik ya da bir değişkende bağıl olarak beliren değişme, bk. bağıllık. Bir ekin öğesinin belli bir toplumsal düzenin uyumlu işleyişine yaptığı katkı. bir yapının gerçekleştirebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme olanağı veren eylem türü ya da türleri. İş. Görev yapmak. Bir organın normal olarak yaptığı görev. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Foreign exchange demand : Döviz istemi. Uluslararası mal ve hizmet dışalımı, sermaye dışsatımı, tasarruf, arakazanç ve spekülasyon amaçlarıyla gerçek veya tüzel kişilerin değişik döviz kurlarından satın almak istedikleri yabancı para miktarı. Döviz talebi.

Foreign exchange account : Döviz tevdiat hesabı.

Foreign exchange anchor : Döviz çapası. Ekonomideki fiyat istikrarını sağlamak amacıyla kurdaki dalgalanmaları önlemek için döviz kurunu belirli bir değerdeşlikte tutma.

Foreign exchange demand curve : Döviz istem eğrisi. Döviz istemini belirleyen diğer unsurlar sabitken değişik döviz kurları ile bu kurlardan satın alınmak istenilen döviz miktarlarını gösteren noktaların geometrik yeri.

Foreign exchange : Başka bir ulusun tedavüldeki parası. Dış kambiyo. Döviz kuru. Döviz arbitrajı. Yabancı para cinsinden ödemeye aracılık eden kambiyo senetleri, kredi kartları gibi araçlar ile yabancı kağıt ve madeni para. Bk. döviz bk. kambiyo senetleri ticari bankaların dövizle uğraşan birimleri. Döviz. Kambiyo. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Harici kambiyo.

İngilizce Foreign exchange demand function Türkçe anlamı, Foreign exchange demand function eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Foreign exchange demand function ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Foreign exchange demand function synonyms : ability to pay principle, a type mutual funds, abnormal budget expenditures, abnormal budget, a change in individual demand, a change in supply.