Formatter türkçesi Formatter nedir
- Formatör.
- Bir hard diski veya disketi kullanıma hazırlamak için kullanılan alet (bilgisayar).
- Formatçı.
- Biçimlendiren kimse veya şey.
Formatter ingilizcede ne demek, Formatter nerede nasıl kullanılır?
Text formatter : Metin formatlayıcı.
Formatters : Formatör. Formatçı. Biçimlendiren kimse veya şey. Bir hard diski veya disketi kullanıma hazırlamak için kullanılan alet (bilgisayar).
Formatted : Biçimlendirilmiş. Formatlı. Biçimli. Biçimlenmiş. Formatlanmış. Okuma ve yazma içi hazırlanmış (bilgisayar). Belirli bir formatta düzenlenmiş.
Formatted information : Biçimlendirilmiş bilgiler.
Formatted page : Biçimlenmiş sayfa.
Text formatted : Text formatında.
Preformatted text : Ön biçimlenmiş metin.
Formatted text : Biçimlendirilmiş metin. Biçimlendirilmiş metin rtf. Biçimlenmiş metin. Biçimli metin.
Search fields as formatted : Alanları biçimli olarak ara.
Save formatted : Biçimli kaydet.
İngilizce Formatter Türkçe anlamı, Formatter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Formatter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Converge : Bir noktada birleşmek. Kavuşmak. Birbirine yaklaşmak. Yaklaşmak. Bir çekitte birleşmek. Bir noktaya yönelmek. Yakınsamak. Birleşmek. Birbirine doğru hareket etmek.
Disregarding : İlgilenmeme. Dikkate almama. Hiçe sayma. Herşeye rağmen. İlgisiz kalma.
Constellate : Yıldızlarla süslemek. Takımyıldızlarına benzeyen bir şekilde düzenlemek veya süslemek. Birlikte demet haline gruplamak. Burç şeklini almak.
Gather : Toplamak. Toplanmak. Kendini toplamak. Seçmek. Büyümek. Kazanmak. İrin toplamak. Tutmak. İltihaplanmak. Biriktirmek.
Encounter : Yüzyüze gelmek. Karşılamak. Çarpışmak. Rastlaşmak. Rastlama. Yüz yüze gelmek. Rastlamak. Karşı karşıya kalmak. Karşılaşmak. Karşılaşma.
Convene : Toplamak. Toplamak (toplantıya çağırarak). Bir araya gelmek. Toplantıya çağırmak. Mahkemeye celp etmek. Yapılmak (toplantı). Toplanmak. Mahkemeye celbetmek. Buluşmak.
Run into : Denk gelmek. - ile çarpışmak. Rast gelmek. -e çarpmak. Araba ile vurmak. Düşmek. Ulaşmak. Toslamak. Çarpmak. Karşılaşmak.
Meet : Toplanmak. Görüşme yapmak. Tesadüf etmek. Tatmin etmek. Değmek. Yanıtlamak. Uygun. Rastlamak. Doyurmak. Dokunmak.
Foregather : Bir araya gelmek. Toplanmak. Beraber bir araya toplanmak. Karşılaşmak. Toplantı yapmak.
Formatter synonyms : disregardless, aggroup, fort up, formatters, flock, caucus, clump, see, assemble, fort, group, interact, irrespective, run across, crowd together, crowd, club, hive, congregate, cluster, regardless, turn out, come across.
Formatter zıt anlamlı kelimeler, Formatter kelime anlamı
Diverge : Uzaklaşmak. Dallanmak. Uyuşmamak. Birbirinden uzaklaşmak. Açılmak. Sapmak. Ayrılmak. Ayırmak. Farklı olmak. Birbirinden ayrılmak.

Bu kısımda Formatter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Formatter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Formatter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Formatter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.