Fraught türkçesi Fraught nedir

Fraught ingilizcede ne demek, Fraught nerede nasıl kullanılır?

Fraught with : Dolu. İle dolu.

Fraught with danger : Tehlike dolu. Çok tehlikeli. Tehlikeli. Tehlike ile dolu olan.

Fraughting : Endişe verici. Dolu. Hileli kullanım. Endişeli. Rahatsız edici. Yüklü.

Fraughts : Dolu. Endişe verici. Hileli kullanım. Yüklü. Rahatsız edici. Endişeli.

Frau : (almanca) eş. Kadın. Evli bayana hitap ederken kullanılan ünvan.

Fraudulency : Sahtekarlık. Hilekarlık.

Fraudsters : Dolandırıcı.

Fraudulent bankrauptcy : Düzmece batkı. Alacaklıların birleşik tutusu niteliğinde olan mallarını kaçırmak, gizlemek ya da onlara dokuncalandırılacak bir davranışla gerçekle bir ilişkisi olmayan borç belgitleri imza etmek, anlaşmalı satışlar, işlemler ya da bağışlar yapmak gibi düzmece olaylarla kendisini batkılı gösteren tecimci.

Frauds : Sahtekarlık. Hilekarlık. Numaracı kimse. Hilekar. Dolandırıcılık. Hilebaz. Dolandırıcı. Sahtekar. Hile.

Fraudulent bankrupt : Hileli iflas. Hileli müflis.

İngilizce Fraught Türkçe anlamı, Fraught eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fraught ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Uneasier : Rahatsız. Tutuk. Sıkıntılı. Zor. Huzursuz. Tedirgin.

Besetting : Sürekli tehdit eden. Sürekli rahatsız eden. Tehditkar. Kuşatma. Yakasını bırakmayan. Yakayı bırakmayan.

Laden : Yüklenmiş. Yüklenmek. Yüklemek. Yük taşıma kapasitesi.

Abounding : Bir sürü olan (çok). Bol. Çok. Dolu olan.

Flustered : Canı sıkılmış. Tedirgin. Kızıştırılmış. Allak bullak olmuş. Kızışmış. Kafası karışmış. Heyecanlı.

Perturbed : Aklı karışmış. Tedirgin.

Goosy : Kaza benzeyen. Sinirli. Aptal. Tedirgin. Ahmak. Gıdıklamaya duyarlı. Kaza özgü. Kaza ait veya ilgili. (argo terim) gıdıklanır.

Crowded : Mahşeri. Kalabalık. Tıkış tıkış. Sıkışık. Olaylı. Toplanmış (bir yere). Dopdolu. Kalabalık (yer).

Full : Tam. Tok. Dolu şey. Öz. Doluluk. Yıkayıp çektirmek. Kalın. Komple. Yıkayıp büzmek.

Fraught synonyms : brimful of, troubled, big with, uneasiest, in the family way, uneasy, farfetched, ants in the pants, installed, fearful, distressed, pregnant, annoying, encumbered, exasperating, weighty, disruptive, exasperated, covered with, apprehensive, worrying, concerned, threatening, filled, distracting, loaded, burdened, fraughts, discomfortable, fiddly, charged, alarming, high strung.

Fraught zıt anlamlı kelimeler, Fraught kelime anlamı

Untroubled : Kaygısız. Sıkıntısız. Rahat. Endişesiz. Sakin. Dertsiz. Durgun.

Empty : Yoksun. İçeriksiz. Boşuna. Dökmek. Anlamsız. Dökülmek. Abuk sabuk. Boşalmak. Önemsiz.

Fraught ingilizce tanımı, definition of Fraught

Fraught kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To freight. To burden. To crowd. Freighted. Charged. Filled. To load. Stored. To fill. A freight. Laden. A cargo.