Free goods türkçesi Free goods nedir

  • Vergilendirilmeyen ithal mallar.
  • Gümrük alanında kullanılır.
  • Serbest mal.
  • Yurda girişi kısıtlanmamış ya da yasaklanmamış mal.
  • Kısıtsız mal.
  • Serbest mallar.

Free goods ingilizcede ne demek, Free goods nerede nasıl kullanılır?

Free : Ücretsiz. Özgür. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Beleş. Muaf. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Rahatlatmak. Bedava. Parasız. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan.

Goods : Mal. Eşya. İyi mallar. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne. geniş anlamda, insan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan mal ve hizmetler. bk. eşya. Emtia. Ürün. Mal mülk. Doyumsuzluk varsayımının geçerli olduğu, diğer bir deyişle daha çok malın daha azına tercih edildiği mallar. Mamul. Meta.

Free access : Ücretsiz erişim.

Free acid : Serbest asit.

Free admission : Duhuliyesiz. Ücretsiz giriş.

Free agency : Davranış özgürlüğü.

İngilizce Free goods Türkçe anlamı, Free goods eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Free goods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clearence for home use : Gerekli işlemleri bitirilip giriş vergilerinin ödenmesinden sonra, malın gümrük denetinden çıkması. Yurda sokma.

 

Ceiling bond : Tavan ödün. Gümrük vergisinin, uluslararası antlaşmalar ve görüşmeler sırasındaki düzeyinin üstünde bağlanması. (bu, o ülke için konu alınan vergi oranını, bağlanan düzeyin üstüne kendiliğinden çıkaramama yükümlülüğünü doğurur, a. bk. ödün.).

Bound item : Uluslararası antlaşmalarla başka bir ülkeye verilen ödün sonucu, gümrük vergisine bağlanmış olan mal. Bağlı mal.

Brussels nomenclature : Brüksel mal bölümleme çizelgesi. Gümrük bildirmeliklerinde yazılı malların bölümlendirilmesinde temel alınan, gümrük işbirliği konseyi'nce düzenlenmiş çizelge.

Autonomous rate of duty : Yasal vergi oranı. Gümrük bildirmeliğine, yasa ile ya da onun verdiği yetkiye dayanılarak hükümetçe konulmuş olan ve o ülkece tek yönlü değiştirilebilen vergiler.

Approved routes : Gümrük yolları. Bir ülkenin gümrük yasaları uyarınca, mal ve yolcu giriş çıkışı için izlenmesi zorunlu olan kara, su ve demiryolları.

Coasting traffic : Kabotaj. Bir ülkenin limanları arasında kendi deniz araçlarının işlemesi (küçük kabotaj). deniz araçlarının, o ülke limanları ile dış limanlar arasında işlemesi (büyük kabotaj).

Boarding and search of aircrafth : Yabancı ülkelerden gelen ya da yabancı ülkelere giden hava taşıtlarının, gümrük ilgililerince belge ve kayıtlarının görülüp incelenmesi. Hava taşıtları deneti.

Boarding and search of ships : Deniz taşıtlarının kontrolü. Yabancı ülkelerden gelen ya da oralara giden deniz taşıtlarında, ilgili gümrük görevlilerince (koruma memuru) belge ve kayıtların görülüp incelenmesi, kaptana gerekli sorular sorularak sorgu kağıtlarının doldurulması ve taşıtın yoklanması gibi işler. Deniz taşıtların kontrolü. Deniz taşıtları deneti.

 

Ad valorem basis : Gümrük bildirmeliklerinde, mal değerinin vergiye temel alınması. Değer esası. Değer ilkesi.

Free goods synonyms : liberalized goods, ad valorem duties, concession rate, clearance through customs, aircraft cargo manifeste, free good, commin external tariff, composite duties.