Free time türkçesi Free time nedir
- Boş zaman.
- Boş vakit.
- Bir kimsenin bir görev yerine getirmek zorunda olmadığı zaman.
- İstirahat zamanı.
Free time ile ilgili cümleler
English: Ali spends most of his free time reading books.
Turkish: Ali boş zamanının çoğunu kitap okuyarak geçirir.
English: Ali and Mary had way too much free time on their hands.
Turkish: Ali ve Mary'nin ellerinde oldukça çok fazla boş zamanı vardı.
English: Ali spends most of his free time watching TV.
Turkish: Ali boş zamanını çoğunu TV izleyerek harcar.
English: Ali spends most of his free time studying French.
Turkish: Ali boş zamanının çoğunu Fransızca çalışarak geçirir.
English: Ali has never been bored. He spends all of his free time translating sentences.
Turkish: Ali hiç sıkılmadı. O tüm boş zamanını cümleleri çevirerek harcar.
Free time ingilizcede ne demek, Free time nerede nasıl kullanılır?
Free : Beleş. Erkin. Özgür. Bedava. Muaf. Ücretsiz. Serbest. Bağımsız. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Serbest bırakmak.
Time : Saat tutmak. Yerbilim zamanı. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Defa. Müddet. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Vakit. Zaman. Bilgisayar, hukuk, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Temposunu belirlemek.
Mean free time : Ortalama erkin süre. Orsalama erkin süre. Öğecik, özdecik gibi mini parçacıkların erkince devindikleri bir ortam içinde, iki çarpışma arasında geçen ortalama süre. Ortalama serbest zaman. Ortalama serbest süre.
Free access : Ücretsiz erişim.
Free acid : Serbest asit.
Free admission : Duhuliyesiz. Ücretsiz giriş.
İngilizce Free time Türkçe anlamı, Free time eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Free time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Spare time : Zaman ayırmak. İşten arta kalan zaman. Uyumak, yemek ve çalışmak için ayrılan zamanın dışında kalan zaman. dinlenmeye, gezmeye ve eğlenmeye ayrılan zaman. Vakit ayırmak.
Leisures : Dinlence. İşsizlik. Fırsat. Serbestlik. Uygun zaman. Tatil. Boş zaman aktivitesi. Serbest zaman.
Idle hours : Hiçbir şey yapılmadan geçirilen zaman. Boş saatler.
Leisure : Boş zaman aktivitesi. Serbest zaman. Uyumak, yemek ve çalışmak için ayrılan zamanın dışında kalan zaman. dinlenmeye, gezmeye ve eğlenmeye ayrılan zaman. Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Dinlence. Serbestlik. İşsizlik. Tatil.
Idle time : Atıl zaman. Boşta çalışma süresi. Kullanılmayan zaman. Durma zamanı. Boşta kalma zamanı. Ölü zaman. Zaman öldürme. Hiçbir şey yapılmadan geçirilen zaman.
Free time synonyms : an idle hour, spare hours.

Bu kısımda Free time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Free time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Free time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Free time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.