Frez nedir, Frez ne demek

Frez; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Özellikle dolgu yapmak için diş üzerinde gerekli kanal açma veya bazı diş kırıklarında arzu edilen düzeltmeleri yapma gibi işlemlere yardımcı olan ve değişik uçları bulunan yüksek devirli elektrikle çalışan aygıt.

Frez tanımı, anlamı

Freze bıçağı : Freze makinesinde ağacı biçimlendiren ve döner mile takılarak kullanılan kesici

Freze makinesi : İş parçalarının kenarlarına lamba, kiniş, kordon ve benzerleri biçimlendirmeleri yapan ağaçişleri makinesi.

Freze mili : Freze makinesinde düşey yönde inip çıkan, bazı makinelerde işe göre istenilen açıda çalışan döner bir aygıt; kesici bıçakları taşır.

Frezya : Süsengiller familyasından yirmi kadar süs bitkisi türünü içeren cins (Freesia)..

Zincir freze makinesi : Birbirine eklenmiş kesici ağızlı baklaları ile delik delen ağaçişleri makinesi.

Freze : Tornacılıkta, bir deliğin ağzını genişletmeye yarayan çelik alet. Frezeleme işinde kullanılan takım tezgâhı.

Frezeci : Teknik resme veya modele uygun her çeşit parçayı freze tezgâhında yapabilen işçi. Freze işleri yapılmış olan dükkân.

Frezecilik : Frezecinin yaptığı iş.

Frezeleme : Frezelemek işi.

Frezelemek : Bir parçayı freze tezgâhında işlemek.

 

Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.

Düzeltme : Düzeltmek işi, tashih. Düzelti. Daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan değişiklik, ıslahat, reform.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).

Kırıklar : Aydın şehri, Dalama bucağına bağlı bir bölge. Çanakkale kenti, Kalkım bucağına bağlı bir bölge. İzmir kenti, Buca belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Karabük kenti, Safranbolu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Çalışan : Çalışma işini yapan kimse. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman. Mardin şehrinde, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Gerekli : Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip, mukteza, zaruri.

Devirli : Eşit zaman aralıkları ile ardışık olarak tekrarlanan (hareket), devrî.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Diğer dillerde Frez anlamı nedir?

İngilizce'de Frez ne demek ? : drill