Frontal section türkçesi Frontal section nedir

  • Frontal kesit.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Vücudu sırt ve karın bölgelerine ayıran boyuna kesit.

Frontal section ingilizcede ne demek, Frontal section nerede nasıl kullanılır?

Frontal : Alın kemiği. Alın. Mihrap örtüsü. Alın balıklarda orbital bölgede bulunan ve baş iskeletinin büyük bir kısmını oluşturan bir çift büyük kıkırdak kemik. Cephesel. Alın. balıklarda orbital bölgede bulunan ve baş iskeletinin büyük bir kısmını oluşturan bir çift büyük kıkırdak kemik. Frontal. Alın+. Cepheden. Cephe+.

Section : Bir okul ya da üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan alt-birimlerinden her biri. bir üniversite ya da yüksek okulu oluşturan başlıca yönetim birimlerinden her birine verilen ad. Kompartıman. Kesit. Manga. Kesme. Bölmek. Bölge. Parçalara ayırmak. Kesimlemek. Mikroskopta incelemek üzere hazırlanmış ince doku tabakaları.

Frontal attack : Cephe saldırısı. Doğrudan saldırı. Önden saldırı. Cephe taarruzu. Cepheden taarruz.

Frontal bone : Alın. Alın kemiği.

Frontal light : Önden aydınlatma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık kaynağının, konunun önünde yer alması, konu üzerine önden ışık göndermesi durumu.

Frontal lighting : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık kaynağının, konunun önünde yer alması, konu üzerine önden ışık göndermesi durumu. Önden aydınlatma.

 

İngilizce Frontal section Türkçe anlamı, Frontal section eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frontal section ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acacia : Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Akasya sakızı.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

 

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yer domuzu. Yerdomuzu. Borudişli.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Frontal section synonyms : abo blood groups system, abiotic factor, a chromosome, abacus bodies, abiotic environment, aardwolf.