Fruitiness türkçesi Fruitiness nedir

Fruitiness ingilizcede ne demek, Fruitiness nerede nasıl kullanılır?

Fruitier : Tatlı. Meyveli. Meyvemsi. İğrenç derecede imalı. Tınlayan. Meyve tadında.

Fruitiest : Meyvemsi. Tatlı. Tınlayan. Meyveli. İğrenç derecede imalı. Meyve tadında.

Fruition : İstediğini elde etme. Amacına ulaşma. Muradına erme. Gerçekleşme. Ürün verme. Tahakkuk.

Fruitions : Tahakkuk. Muradına erme. Ürün verme. Gerçekleşme. Amacına ulaşma. İstediğini elde etme.

Come to fruition : Semere vermek. Muradına erme. Meyvesini vermek. Semeresini vermek. Gerçekleşmek. (olumlu) bir sonuca ulaşmak. Sonuç elde etmek. Tamamına ermek.

İngilizce Fruitiness Türkçe anlamı, Fruitiness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fruitiness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drolls : Gülünç. Garip. Acayip. Komik. Maskara. Tuhaf.

Cavernous : Oyuklu, boşluklu, kavernozus. Mağaralarla dolu. Boğuk (ses). Delikli. Mağara gibi. Kavernöz. Gözenekli. Boşluklu.

Vain : Nafile. Boş. Anlamsız. Gururlu. Kuru. Neticesiz. Kendini beğenmiş. Faydasız. Gösterişçi. Sonuçsuz.

Chapped : Pütür pütür. Çatlamış.

Barmy : Kafası bir hoş. Kafadan kontak. Manyak. Kaçık. Üşütük. Köpüklü. Aptal. Mayalı. Kafadan çatlak.

 

Droll : Garip. Tuhaf. Maskara. Gülünç. Acayip. Komik.

Jokey : Eğlenceli bir şekilde komik olan. Nükteli. Gülünç. Komik. Şakalarla dolu. Şaka yapmaya yatkın (ayrıca joky).

Chip : Para. Pullarını ayıklamak. Kırıntı. Kenarını kırmak. Dilimlemek. Çentmek. Çöp. İz. Çentik.

Smallness : Ufaklık. Dar görüşlülük. Az miktar. Küçüklük. Önemsizlik. Basitlik. Adilik.

Chappy : Yarık. Çatlamış. Yarılmış.

Fruitiness synonyms : stuntedness, tutti frutti, bent, coarsest, unproductive, chink, battier, festal, densest, joky, fruitier, grave, funnier, denser, chinking, futile, bold on, jokier, sleeveless, funniest, chinked, batty, battiest, amusing, fulled, fulls, breakages, coarser, full, entertaining, boldface, gravest, drolling.

Fruitiness zıt anlamlı kelimeler, Fruitiness kelime anlamı

Productive : Verim artırıcı. Kazançlı. Müsmir. Karlı. Üretken. Verimli. Velut. Sonuç getiren. Bereketli.

Bigness : İrilik. Kocamanlık. Büyüklük.

Largeness : Bolluk. Yücelik. İrilik. Genişlik. Büyüklük. Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad.