Fulls türkçesi Fulls nedir

Fulls ingilizcede ne demek, Fulls nerede nasıl kullanılır?

Full access : Tam erişim.

Full access password : Tam erişim parolası.

Full access rights : Tam erişim hakları.

Full adder : Tam toplayıcı.

Full admiral : Oramiral.

Full backup : Tam yedekleme. Sabit diskteki tüm dosyaların yedeklenmesi.

Full blood : Tam kan bağı. Tam akrabalık bağı. Tam kan. Safkan.

Full age : Yetişkin olan. Reşit. Rüşt yaşı. Aklın kemale erdiği yaş. Reşitlik yaşı.

Full attention : Pürdikkat. Pür dikkat. Tam dikkat veya zihinsel konsantrasyon.

Full beard : Sakallı ve bıyıklı.

İngilizce Fulls Türkçe anlamı, Fulls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fulls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abundant : Çok. Gani. Külli. Feyizli. Gür (saç). Bol. Bereketli. Verimli. Dolu (bol).

Brusker : Tatsız. Kısa. Sert. Kaba.

Crux : Sorunun en önemli noktası. Düğüm noktası. En önemli noktası. Sorunun merkezi. Çözümü zor mesele. Çözülmesi zor durum. Kruks. Çapraz.

Abject : Aşağılık. Acınası. Kendini küçük düşüren. Yazık. Adi. Bedbaht. Küçük düşürücü. İğrenç. Gururdan yoksun. Perişan.

Fraughts : Yüklü. Hileli kullanım. Rahatsız edici. Endişe verici. Endişeli.

 

According to cocker : Doğru.

Accurate : Doğru. Dakik. Yanlış yapmamaya özen gösteren. Kesin. Sahi. Yanlışsız. İnce. Hassas.

Compact : Pudralık. Anlaşma. Sık. Pekiştirmek. Sözleşme yapmak. Anlaşma yapmak. Sıkılaştırmak. Sözleşme. Yoğunlaştırmak. Özlü.

Fruitiness : Meyvalı. Meyve gibi. Meyve tadında olma. Eğlenceli. Meyvemsi. Meyve tadında. Çatlak. Meyve tadı.

Fulls synonyms : brimful of, cores, denser, contenting, to the full, full bodied, out and out, boldface, churn, charged, cream, crowded, blanker, fraughting, dense, plenums, crammed, fullest, whole, impletion, gravest, beat, abounding, boldfaces, compendious, coarsest, satiate, full up, bold on, coarse, covered with, clearest, fraught with.

Fulls zıt anlamlı kelimeler, Fulls kelime anlamı

Fractional : Kesri. Kademeli. Küçücük. Kısmi. Çok küçük. Azıcık. Cüzi. Çok ufak. Kesirlere ait. Önemsiz.

Incomplete : Noksan. Kusurlu. Sonuçlanmamış. Eksik. Tamamlanmamış. Bitmemiş. Natamam. Yarım kalan.