Fundamental plane türkçesi Fundamental plane nedir

  • Küresel konsayıların temeli olarak tanımlanan, merkezden geçen dairelerden biri.
  • Temel düzlem.
  • Uzay alanında kullanılır.

Fundamental plane ingilizcede ne demek, Fundamental plane nerede nasıl kullanılır?

Fundamental : Bir nota için kaynak alınabilecek en pes perdeli ses. Temelli. Temel ilke. Esas. Esasi. Temel. Asli. Temel şeklinde. Esas kanun.

Plane : Düzlem. Düzlemsel. Rende ile düzeltmek. Dümdüz. Uçar gibi gitmek (suyun yüzünde). Planya. Sistirelemek. Çınar. Düz (yüzey). Süzülmek.

Fundamental analysis : Temel analiz. Esas analiz.

Fundamental catalogue : Yıldızların konsayılarını, parlaklık ve uzaklık gibi temel öğelerini topluca veren cetveller kitabı. Temel katalog.

Fundamental colors : Ana renkler. Temel renk. Birincil renklerin tümleri olan renkler. Ana renk. Birincil renk. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Fundamental colour : Ana renk. Esas renk.

İngilizce Fundamental plane Türkçe anlamı, Fundamental plane eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fundamental plane ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aerolite : Havataşı. Aerolit. Meteorit. Meteorit veya meteor taşı. Taşımsı göktaşı. Demire göre taş oranı yüksek olan göktaşı türü. Göktaşı.

Absolute brightness : Salt parlaklık. Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı.

 

Principal plane : Alım ekseni. Asal düzlem. Çift kırıcı bir buzsulda bakış ekseni ile olağan ışını ya da olağandışı ışını kapsayan düzlem. Esas düzlem. Ana düzlem.

Achondrite : Kumsuz göktaşı. Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur.

Absolute orbit : Salt yörünge. İki cisimden her birinin kütle merkezine göre çizdiği yörünge.

Albedo : Aklık derecesi (astronomi terimi). Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı. Aklık derecesi. Aklık dercesi. Albedo. Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Aklık. Beyazlık derecesi. Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü.

Absolute value : Salt değer. Saltık değer. Mutlak değer. Başka değerlerle karşılaştırılmamış, tek başına göz önüne alınan değer; artılığı ya da eksiliği göz önüne alınmamış değer. Bir sayının değerinin pozitif olarak ifadesi (ör. -23'ün mutlak değeri 23'tür). Bir ölçümün değişmez değeri ya da bir değerin kullanılan ölçü birimine göre niceliği, bk. göreli değer.

Accuracy : Kesinlik. Sağıllık. Doğruluk. Dikkat. Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Ayar. İncelik. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Hassasiyet.

Almak : Andromeda'nın y yıldızı. Elmak (yand).

Altair : Aquila (kartal) takımyıldızı'nın en parlak yıldızı. Uçucu (a aql). Kartal'ın a yıldızı. Eltair.

Fundamental plane synonyms : absorption line, airglow, absorptive power, absolute parallax, accidental error, acceleration due to gravity, adhara.