Fundraisers türkçesi Fundraisers nedir

  • Para toplama amacıyla düzenelenen sosyal etkinlik.
  • Bağış toplamak için düzenlenen sosyal etkinlik.
  • Bağış toplamak için görevlendirilmiş olan kimse.
  • Para toplamak için düzenlenen sosyal etkinlik.
  • Para toplayan kimse.
  • Parasal yardımlar toplamak amacıyla yapılan sosyal etkinlik.
  • Bağış toplama etkinliği.
  • Bağış toplayan kimse.

Fundraisers ingilizcede ne demek, Fundraisers nerede nasıl kullanılır?

Fundraiser : Para toplayan kimse. Bağış toplamak için görevlendirilmiş olan kimse. Para toplamak için düzenlenen sosyal etkinlik. Para toplama amacıyla düzenelenen sosyal etkinlik. Bağış toplama etkinliği. Bağış toplayan kimse. Bağış toplamak için düzenlenen sosyal etkinlik. Parasal yardımlar toplamak amacıyla yapılan sosyal etkinlik.

Fundraising : Bağış toplama. Para toplama eylemi. Bir kurum için mali kaynaklar toplama eylemi (veya siyasi parti, vs.). Para toplama.

İngilizce Fundraisers Türkçe anlamı, Fundraisers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fundraisers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affair : Vaka. Aşk ilişkisi. Maslahat. Sorun. Gönül macerası. Şey. İlişki. Dalga. Olay. İş.

Fund raiser : Kaynak geliştirme sorumlusu.

Occasion : Sebebi olmak. Nedence. Hal. Durum. Neden. Uygun bir gözlem koşulu oluşturan ve kendiliğinden beliren olanak. Gereklik. -e yol açmak. Sebep.

 

Canvasser : Temsilci. Anketör. Tetkik eden kimse. Sipariş toplayan kimse. Propagandacı. Plasiye. Oy tasnifiyle görevlendirilen memur.

Social function : Toplumsal işlev.

Solicitor : Dava vekili. Savcı. Avukat. Hukuk müşaviri. Reklam ajansı. İstekli. Hukuk görevlisi. Hukuk danışmanı. Acente. Aracı.

Function : Bir nesnenin ya da bir kimsenin gördüğü iş, kendisinden beklenen eylem. iş görme yetisi. belli bir değişkenle ilişkili olan herhangi bir matematiksel ifade. Bir değişkenin değerlerine karşılık atanan sayılar topluluğu. Bir organ ya da bölgeye özgü olan doğal faaliyet. fonksiyon. İşlevini yerine getirmek. Çalışmak. Bağımsız değişkenler ile bağımlı değişken arasındaki ilişkinin matematiksel ifadesi. bk. işlev. İşlev. Çalışmak (makine). Fonksiyon. Herhangi bir şeyin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev.

Fundraisers synonyms : social occasion, fundraiser.