Funds türkçesi Funds nedir
- Tahvilat.
- Devlet sermayesi.
- Fonlar.
- Kapital.
- Devlet tahvili.
- Fon.
- Devlet tahvilleri.
- Para kaynağı.
- Para.
Funds ile ilgili cümleler
English: All funds are frozen until further notice.
Turkish: Tüm fonlar bir sonraki duyuruya kadar dondurulur.
English: Burak received funds from local foundations to improve his old library.
Turkish: Burak eski kütüphanesini iyileştirmek için yerel vakıflardan fon aldı.
English: To begin with, the funds are not sufficient for running a grocery store.
Turkish: Öncelikle,devlet tahvilleri bir bakkal dükkânı çalıştırmak için yeterli değiller.
English: In 1935 a writer published a book of poetry with funds provided by his mother. In the dedication he thanked all the editors who had rejected his manuscript.
Turkish: 1935'de bir yazar, annesi tarafından sağlanan fonla bir şiir kitabı yayımlattı. İthaf yazısında, onun kitap müsveddesini kabul etmeyen tüm editörlere teşekkür etti.
English: I have no funds in the bank.
Turkish: Bankada param yok.
Funds ingilizcede ne demek, Funds nerede nasıl kullanılır?
Funds in cash : Nakit fon.
Funds statement : Mali durum. Fonların kaynak ve kullanımları tablosu.
Conversion of funds approach : Fon çevirme yaklaşımı. Bankaların fon kaynaklarını (yükümlülüklerini) aynı vadeye sahip varlıklara dönüştürerek dengelediği finansal yönetim yaklaşımı.
Electronic funds transfer : Bir para miktarının bir hesaptan başka bir hesaba bir bilgisayar aracılığıyla aktarılmasını olanaklı kılan sistem. Bir finansal kurumdaki hesaptan başka bir finansal kurumdaki hesaba elektronik ağ üzerinden anlık fon aktarımı yapmaya olanak veren ödeme sistemi. Elektronik fon aktarımı. Elektronik para aktarımı. Elektronik para transferi. Eft. Elektronik fon transferi.
European funds for monetary cooperation : Avrupa parasal işbirliği fonu.
Federal funds market : Abd'de çoğunlukla ticari bankalardan oluşan ve bankaların diğer bankalardan genellikle gecelik ödünç alma amacıyla kullandıkları özel bir piyasa. Federal fon piyasası. Abd'de federal rezerv sistemine üye bankalar, büyük finansal kurumlar ve ülke dışı bankaların temsilcileri arasında, genellikle gecelik, ödünç alıp verilen fonların işlem gördüğü piyasa.
Non sufficient funds check : Onu karşılayacak kadar para kaynağı olmayan hesaptan yazılmış olan çek.
Loanable funds market : Ödünç verilebilir fonların sunum ve istemlerinin karşılaştığı her türlü ortam. Ödünç verilebilir fonlar piyasası.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
Appropriate funds : Kaynak ayırmak. Fon tahsis etmek. Ödenek ayırmak.
İngilizce Funds Türkçe anlamı, Funds eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Funds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Assets : Varlıklar-alacaklar. Alacaklar. Mevduat. Mal. Demirbaşlar. Alacak. Malvarlığı. Tecimsel bir kuruluşun ya da bir tecimevinin belirli bir zamandaki taşınır ve durağan mallarından paraya çevrilmesi olumlu bulunanları da kapsamak üzere varlıkları ve alacaklarının tümü. Aktif.
Floater : Aptallık. İşsiz. Kurucu. Yüzen. Yüzen şey. Sağlam hisse senedi. Enayilik. Flatör. Hata.
Cash in hand : Eldeki nakit. Ankes. Kaynaklar. Elde bulunan para. Kağıt para basmağa yetkili bankaların bunlara karşılık kasalarında bulundurdukları altın ve gümüş maden ya da paraların toplamı. Sayışıma geçirilmek üzere bankaya verilen madeni ve kağıt para ile yapılan başka tür yatırımları karşılayıcı çek ve başka tecimsel belgitler. işletmedeki para. Kasa mevcudu. Elde mevcut para.
Monetary resource : Parasal kaynak. Mali kaynak.
Cash : Mal alınırken parasının ödenmesi. Peşin para. Mangır. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Elde tutulan ve ödemelerde anında kullanılabilen para. Bozdurmak (çek). Nakit. Ödenili. Peşin ödeme.
Treasury : Devlet hazinesi. Vezne. Bilgi hazinesi. Maliye bakanlığı (abd). Bilgi hazinesi (kitap). Hazine. Maliye dairesi. Maliye. Devlet gelirlerinin toplandığı ve giderlerinin yapıldığı kurum. altın, gümüş, mücevher vb. değerli eşya yığını. gömülü veya saklıyken bulunan değerli şeylerin bütünü. Devletin para işlerini yürüten ve düzenleyen kuruluş.
Chinks : Metalik ses. Şıkırdamak. Şangırdatmak. Şıkırtı. Yarıkları doldurmak. Yarık. Çatlak. Temiz para. Şıkırdatmak.
Pecuniary resource : Maddi kaynak.
Backdrop : Arka perde. Temel. Uygun ortam. Sahne arka perdesi. Sahnede arka perde. Perde arkası. Dip perdesi. Dip bezemini örten perde. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zemin.
Corpora : Ana kısım. Yapı. Korpusun çoğulu, cisimler, vücutlar. Corpus kelimesinin çoğul hali. Sermaye. Külliyat. Korpora. Yazarın tüm eserlerini içeren dizi.
Funds synonyms : matching funds, escrow funds, medicaid funds, floaters, incomings, backdrops, background, phon, banknote, capital, chip, financing, chink, treasury bill, securities, government bond, boodles, government securities, phonetically, bank, coffer, roll, treasury bond, consolidated annuities, cashes, consolidated annuity, money supply, fund, coffering, bank annuities, state bond, treasury stocks, backgrounds.

Bu kısımda Funds kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Funds ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Funds anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Funds ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.