Fusion protein türkçesi Fusion protein nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Bazı virüs ailelerindeki virüslerin zarfında bulunan ve hücreyle viral zarfın kaynaşmasını sağlayarak virüsün hücre içerisine girmesini sağlayan veya virüsün hücre dışına çıkmadan doğrudan enfekte olmamış hücrelere geçişine imkan tanıyan protein, füzyon proteini.
  • Kaynaşma proteini.
  • Füzyon proteini.

Fusion protein ingilizcede ne demek, Fusion protein nerede nasıl kullanılır?

Fusion : İki ya da daha çok ortaklığın bir araya gelmesi, birleşerek bir ortaklık kurmaları. Eritme. Isı etkisiyle örüt yapıları çözülen katıların, sıvı evreye geçmeleri olayı ; donmanın tersi. Yeğni öğe çekirdeklerinin, daha ağır bir çekirdek oluşturmak üzerebirleşmeleri. İki firma ya da şirketin, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvan altında bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılması. Çekirdek kaynaşması. Kimi virüslerin hücreye giriş için kullandıkları, virüs zarfıyla hedef hücrenin zarlarının kaynaşması sonucunda virüsün hücreye girmesiyle sonuçlanan bir yöntem. kaynaşma, birbirine temas eden iki organın birbirine yapışması. Kaynaşma. Birbirinden ayrı iki ya da daha çok mal yapısının saptanması ve kabul edilen biçim ve koşullarla birleştirilerek bir tek ortak mal yapısı elde edilmesi. Kaynaştırma.

 

Protein : Doku hücrelerinin esas yapı unsurlarından birini oluşturan, aminoasit birleşmesinden oluşmuş azotlu bileşikler grubuna ait herhangi bir madde. Albümin özü. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Önbesi. Proteid. Hayvan ve bitki gözelerinde aminoasitlerden yapılan önemli bir besin sınıfı. Canlıda yapı elemanı, hormon, enzim, elektron ya da madde taşıyıcısı, desteklik gibi görevleri yapan, amino asitlerin birbirlerine peptit bağlarıyla bağlanması sonucu oluşan, polipeptit dizilerinin tek başlarına ya da diğer moleküllerle birleşerek ipliksi, tabakalı ya da küresel şekillerde (primer, sekunder, tersiyer, kuaterner yapı) bulunabilen, tüm hücre faaliyetlerine katılan bir biyopolimer grubu. Protein. Amino ekşitlerinden yapılmış dirilçoğuz özdeciği. Amino asitlerin peptit bağlarıyla bağlanmasıyla oluşan, karbon, hidrojen, oksijen, azot ve kükürt içeren, globuler veya fibröz yapıya sahip, bütün canlılar için önemli yapısal ve fonksiyonel işlevleri olan makromoleküller. genellikle peptit bağıyla bağlanmış 100’den fazla amino asit içeren ve molekül ağırlığı 10 kda’dan fazla olan peptitler için kullanılır.

Fusion bomb : Termonükleer bomba. Füzyon bombası. Hidrojen bombası.

Fusion energy : Füzyon enerjisi. Nükleer füzyon sonucu açığa çıkan yaklaşık 200 mev'luk enerji.

Fusion frequency : Görüntülerin birbirini izleme sıklığının belirli bir değeri. (bu değerin üstündeki frekanslarda görüntülerin renk ya da öznel parıltı ayrımları algılanamaz.). Birleşme frekansı. Görüntü erime frekansı. Kaynaşma sıklığı. Erime frekansı.

 

Fusion of culture : Ekinsel kaynaşım. İki ya da daha çok ekinin birleşerek yeni bir ekinsel bileşim oluşturmaları süreci.

İngilizce Fusion protein Türkçe anlamı, Fusion protein eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fusion protein ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdomen : Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Abdomen. Karın. Karın (böcek gövdesinde).

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

Fusion protein synonyms : abdominal ovariectomy, a c deformity, abaxial, a amplitude mod, abdominal palpation, a crochordon.