Gadahli nedir, Gadahli ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
'Gadamak' işlemi görmüş; sünnet derisinin başçığa yapışık olma hâli.
Gadahli kısaca anlamı, tanımı
Gada : Dert, hastalık. Belâ. Kardeş. [Bakınız: gaga]. Teyze. Ağabey. Kaza, bela. Dert, keder, üzüntü. Eski türkçe kadaş: Arkadaş. Yunus gadam annadur.. Eski türkçe kadaş: kardeş; arkadaş. Kadar. Bela. Erkek kardeş (Çayağzı). Kaza, dert (Gadan alım şeklinde kullanılır.). Kadar (Kuşu). Kadar (bk. kada, kadar, kadan)
Gadah : Baştan savma dikiş. [Bakınız: gadak]. Büyük çivi. Küçük, ayakkabı çivisi.
Sünnet derisi : İstirahat durumundaki penisin glansını tamamen saran deriden kın, prepusyum.
Gadamak : Bir şeyi bir yere sıkıca bağlamak, tutturmak, dikmek. Kısaltmak: Bizim çocuğun elbisesi çok uzun olmuş etekleri yerde sürünüyor, kesmiye kıyamadım içine büküp gadadım. Dayamak, yanaştırmak: Gapıyı geriye açtı duvara gadadı. Dikmek. Tamir etmek gayesiyle iki parçayı birbiri üzerine getirip dikmek; çivi ile tutturmak; perçinlemek; yamamak.
Yapışık : Bir yere yapışmış olan. Sürekli bir arada bulunan. Fizyolojik yönden birbirlerine bağlı olarak doğan. Dokunan, değen.
Görmüş : Gören.
Gadama : Fırın süpürmeye yarayan sırık ucundaki paçavra. Sırma işlemeli gelinlik. Yapılan suçu bir başkasının üstüne atma. Engel. Şiltenin yünlerinin bir tarafa toplanmaması için alttan üste dikme.
Sünnet : Hz. Muhammed'in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışları ve herhangi bir konuda söylemiş olduğu söz. Sünnet düğünü. Erkek çocukta, erkeklik organının ucundaki derinin çepeçevre kesilmesi.
Sünne : Bağlarda yağmur sularının birikmesi için açılan çukur.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
Yapış : Yapma işi.
Başçı : İşçi başı. Çiğ veya pişmiş koyun, kuzu, sığır başı satan kimse.
Olma : Olmak işi.
Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.
İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.
Hali : Boş, ıssız, tenha. Halı. Ahali.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Diğer dillerde Gaba anlamı nedir?
İngilizce'de Gaba ne demek ? : gamma-aminobutyric acid, gaba

Bu kısımda Gadahli nedir? Gadahli ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gadahli tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gadahli hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.