Gadah nedir, Gadah ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Baştan savma dikiş.
[Bakınız: gadak].
Büyük çivi.
Küçük, ayakkabı çivisi.
Gadah anlamı, kısaca tanımı
Gada : Dert, hastalık. Belâ. Kardeş. [Bakınız: gaga]. Teyze. Ağabey. Kaza, bela. Dert, keder, üzüntü. Eski türkçe kadaş: Arkadaş. Yunus gadam annadur.. Eski türkçe kadaş: kardeş; arkadaş. Kadar. Bela. Erkek kardeş (Çayağzı). Kaza, dert (Gadan alım şeklinde kullanılır.). Kadar (Kuşu). Kadar (bk. kada, kadar, kadan)
Gadah mıhı : Çivi.
Gadahlamah : Dağılmış parçaları bir araya toplamak, yapıştırmak.
Gadahli : 'Gadamak' işlemi görmüş; sünnet derisinin başçığa yapışık olma hâli.
Baştan savma : Üstünkörü.
Küçük ay : Şubat ayı, gücük ay.
Ayakkabı : Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
Ayakkab : Ayakkabı.
Baştan : Başından alarak, bir kez daha, yeniden.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Savma : Savmak işi.
Gadak : Çivi. Küçük, ayakkabı çivisi. İyi olmayan şey (için): Bunun el işisi gadak. Kazan kulpunun tutturulduğu yer. Tırpanın ökçesinin sağlam olması için tırpana vurulan demir: Tırpanı yeni gadaklattım. Kadar. Manda yavrusu. Kunduracıların kullandıkları ufak çivi. (Güdül, Gölbaşı Çankaya Ankara). İki nesneyi tutturmak için kullanılan bir ucu sivri, diğer ucu başlıklı ağaç ya da tahta çubuklar. (Şehitali Ankara).
Dikiş : Dikme işi. Dikilecek şey. Dikilen yer. Giysi üzerinde gözle görülen dikilmiş iplik yolu. Giysi dikme işi, terzilik.
Başta : İlk olarak. Özellikle.
Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.
Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.
Çivi : İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.
Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
Diğer dillerde Gaba anlamı nedir?
İngilizce'de Gaba ne demek ? : gamma-aminobutyric acid, gaba

Bu kısımda Gadah nedir? Gadah ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gadah tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gadah hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.