Gagaç nedir, Gagaç ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Arslan yavrusu.

Gelincik.

İçi boş olan kamış gibi bitkilerin gövdesi: Düdük gagaçtan yapılır.

Ağaçkakan.

Uzun burunlu kişi.

Fazla kıvrık ve kuru ağaç.

Gagaç tanımı, anlamı

Gaga : Genellikle kuşlarda ağzın bir uzantısı durumunda olan, biçim ve büyüklüğü değişik, boynuz yapısında, katı ve çıkıntılı organ. Ağız

Gagaçlamah : Soğuktan donup kaskatı olmak.

Gagaçlamak : Felç olmak: Elleri gagaçlamış.

Gagaçlanmah : Soğuktan donup kaskatı olmak.

Ağaçkakan : Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).

Gelincik : Yazın kırlarda, özellikle ekin tarlalarında yetişen, kırmızı ve otsu bitki, gün gülü (Papaver rhoeas). Yılancık, arpacık, çıban vb. Mezgitgillerden, yılan balığına benzer, eti sevilen bir balık (Mustela tricirrata). Sansargillerden, ince uzun yapılı, sivri çeneli, küçük bir hayvan (Mustela nivalis).

Burunlu : Herhangi bir biçimde burnu olan. Kendini beğenmiş, kibirli. Çıkıntısı olan.

İçi boş : İçinde bir şey bulunmayan. Önemsiz, değersiz.

Gelinci : Üç yaşında kısrak. Gelini babasının evinden almaya gelen düğün alayı.

Kıvrık : Eğrilip bükülmüş, yuvarlak bir biçim verilmiş.

Arslan : Aslan.

 

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Kamış : Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis). Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. Bu bitkiden yapılmış. Erkeklik organı.

Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Gövde : Bir şeyin asıl bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.

Burun : Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

Düdük : İçinden hava veya buhar geçirildiğinde keskin ses çıkaran ve işaret vermek için kullanılan araç. Taşıtlarda karşı tarafı uyaran korna. Akılsız, boş kafalı.

Fazla : Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Diğer dillerde Gaga kesimi anlamı nedir?

İngilizce'de Gaga kesimi ne demek ? : debeaking