Gain a victory türkçesi Gain a victory nedir

  • Zafer elde etmek.
  • Başarmak.
  • Galip gelmek.
  • Zafer kazanmak.

Gain a victory ingilizcede ne demek, Gain a victory nerede nasıl kullanılır?

Gain : Bir devredeki çıkış sinyalinin giriş sinyaline oranını ifade eden yükseltim ölçüsü. Yükselmek. Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir). Kar etmek. Kazanç. Sağlamak. Fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Almak. Bir elektrik akını ya da geriliminin yükseltim oranı. telsiz iletişiminde akımmıknatıssal dalgaların gücünü yükseltme oranı. Edinmek.

A : Pek iyi. Herhangi bir. En yüksek not. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Belirli bir tür veya nitelikteki. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Amperin simgesi. Atom ağırlığı. Miktar belirtir. Argonun simgesi.

Victory : Galebe. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Başarı. Muzafferiyet. Zafer. Yengi. New york eyaletinde yerleşim yeri. Utku. Galibiyet.

Gain a foothold : Dayanak bulmak.

Gain a hearing : Savunma hakkı kazanmak. Söz hakkı almak.

Gain a point : Bir puan kazanmak.

Gain admission : Girmek. Kabul edilmek. Kabul görmek. Alınmak.

Gain access : Giriş elde etmek. Erişim sağlamak. Giriş izni almak. Geçit sağlamak. Erişim kazanmak.

 

Gain and loss account : Kar ve zarar hesabı.

Gain and loss exhibit : Bir işletme tarafından hesap dönemi sırasında sağlanan gelir ve karlar veya zararlar hakkında hazırlanan rapor (muhasebe). Kar ve zarar göstermek.

İngilizce Gain a victory Türkçe anlamı, Gain a victory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gain a victory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry : Yayımlamak. Elde. Üzerinde bulundurmak. Sağlamak. Ağırlığını çekmek. Bulundurmak. Satışa sunmak. Taşımak. Desteklemek.

Have the best of it : Üstün olmak.

Outguessed : Avantaj elde etmek için birinin ne yapacağını tahmin etmek. Zekası ile üstün olmak. Atlatmak. Birinin plan veya hareketlerini önceden tahmin etmek.

Pull off : Çıkarmak (giysiyi). Soymak. Döktürmek. Çıkarmak. Çekip indirmek. Kazanmak (ödül). Becermek. Kenara çekmek. Halletmek.

Brought off : Kurtarmak.

Arrives : Ulaşmak. Gelmek. Gelip çatmak. Doğmak. Başarı kazanmak. Varmak.

Accomplishes : Başarıyla tamamlamak. Yerine getirmek. Üstesinden gelmek. Tamamlamak. Sonuçlandırmak. Yapmak. Almak (yol, zaman). Sonunu getirmek. Başarı elde etmek.

Outwitted : Kurnazlıkla alt etmek. Mat etmek. Çarpmak. Zekası ile altetmek. Atlatmak. Zekası ile alt etmek. Keklemek. Kurnazlıkla yenmek.

Achieve : Ulaşmak. Elde etmek. Kazanmak. Üstesinden gelmek.

Achieves : Başarı sağlamak. Erişmek. Elde etmek. Meydana getirmek. Kotarmak. Başarı elde etmek. Gerçekleştirmek. Kazanmak. İpi göğüslemek.

Gain a victory synonyms : be crowned with success, get the best of, conquer, have the advantage over someone, outguess, triumph, achieving, bring off, accomplish, win the palm, triumphed, carry the day, triumphing, have the upper hand, bear the palm, get the better of, conquers, carries, get the upper hand, accomplishing, arrived, outguessing, outwit, outguesses, outwits, arrive, bring home the bacon, outwitting, win a victory, achieved.