Gain on türkçesi Gain on nedir

  • Yakalamak.
  • Yaklaşmak.
  • Aradaki farkı kapatmak.
  • Burnunun dibine sokulmak.
  • Hızına yetişmek.
  • Arayı açmak.
  • Aradaki mesafeyi kapatmak.
  • Burnunun dibine girmek.
  • Yetişmek.
  • Yaklaşmak (takip eden kişi veya şey).
  • Aradaki farkı artırmak.

Gain on ile ilgili cümleler

English: I will be seeing her again one of these days.
Turkish: Bu günlerde onu tekrar göreceğim.

English: I'm seeing him again on Monday.
Turkish: Pazartesi günü onu tekrar göreceğim.

English: I'm seeing them again on Monday.
Turkish: Pazartesi günü onları tekrar göreceğim.

English: I'm seeing Tom again on Monday.
Turkish: Pazartesi günü Tom'la tekrar görüşeceğim.

English: His only wish was to see his son again one more time.
Turkish: Onun tek dileği, oğlunu yine bir kez daha görmekti.

Gain on ingilizcede ne demek, Gain on nerede nasıl kullanılır?

Gain : Sağlamak. Kazanç. Kar etmek. Çoğalmak. Artırmak. İlerlemek. Yükselmek. Bir elektronik dizgede ya da bu dizgenin yükselteç gibi bir bölümündeki im gücünde artış. (genellikle çıkış gücünün, giriş gücüne desibel oranıyla belirtilir). Bir devredeki çıkış sinyalinin giriş sinyaline oranını ifade eden yükseltim ölçüsü. Fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

On : Üstünde. Yanmak. De. Olmakta olan. Üzerinde. İle. Yönünde. Civarında. Açık.

 

Gain a foothold : Dayanak bulmak.

Gain a hearing : Söz hakkı almak. Savunma hakkı kazanmak.

Gain a point : Bir puan kazanmak.

Gain a victory : Başarmak. Zafer elde etmek. Zafer kazanmak. Galip gelmek.

İngilizce Gain on Türkçe anlamı, Gain on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gain on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acquires : Almak. Sahip olmak. Kazanmak. Elde etmek. Sonradan kazanmak. Ele geçirmek. Edinmek. İktisap etmek.

Catch up : Yakala. Kapıp kaçmak. Geri kalmamak. Büyülemek. Seviyesine ulaşmak. Etkilemek. Aynı düzeye getirmek. Donatmak.

Attain to : Varmak.

Approximated : Yaklaşık. Tahmin etmek. Yaklaşık olarak değerlendirmek. Çok yaklaşmak. -e yakın olmak. Andırmak. Yaklaştırmak. Yaklaşık olmak. Benzemek.

Approximating : Andıran. Andırmak. Benzetme. Andırma. Benzemek. Benzeme. Benzeyen.

Acquire : Kazanmak. Sahip olmak. Almak. İktisap etmek. Elde etmek. Ele geçirmek. Sonradan kazanmak. Edinmek.

Equaled : Eşitlenmiş. Denkleştirilmiş. Dengelenmiş. Bir olmak. Muadili olmuş. Eş değerde olmak. Eşdeğerde olmuş.

Equaling : Muadili yapma. Dengeleme. Eş değerde olmak. Denkleştirme. Eşdeğerleme. Eşdeğer kılma. Eşitleme. Bir olmak.

Come on : Başlamak. Karşılaşmak. Çıkmak. Rastlamak. Gelsene. Ortaya çıkmak. Üstüne gelmek. Elini çabuk tutmak. Basmak.

Gain on synonyms : gain upon, come close to, approximate, closes, converge, approximates, bag, close in on, catches, catch, drawing up, approached, capture, draw up, be at hand, arrest, catch hold of, gaining on, approaches, cast salt on the tail of, do, bear down on, come up with, be brought up, stretch out, approach, drawn up, arrive, apprehends, catch up on, draw away, come up, catch up with.