Gain the upper hand türkçesi Gain the upper hand nedir

  • Üstesinden gelmek.
  • Avantaj sağlamak.
  • Avantaj birine geçmek.
  • Büyük avantaj sağlamak.
  • Kazanmak.
  • Avantaj birinde olmak.
  • Üstün gelmek.

Gain the upper hand ingilizcede ne demek, Gain the upper hand nerede nasıl kullanılır?

Gain : Ulaşmak. Yükselmek. Artırmak. İlerlemek. (saat) ileri gitmek. Kar etmek. Edinmek. Kazanım. Çoğalmak. Sağlamak.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Upper : Parasız. Üst orun. Üst. Ayakkabı yüzü. Ayakkabının üst kısmı. Yukardaki. Üst diş. Üstteki. Uyarıcı. Yukarı.

Hand : Yakalamak. Devretmek. Hand. Elle vermek. Biyoloji, jimnastik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Atın yüksekliğini ölçmede kullanılan ve 10 cm’ye eşdeğer olan ölçü birimi. Yardım etmek. El. İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş, avuç içi ve parmaklardan oluşan kolun uç bölgesi. (elden ele) vermek.

Get the upper hand : Avantaj sağlamak. Galip gelmek. Kazanmaya yüz tutmak. Hakimiyet sağlamak. Dizginleri ele geçirmek. Büyük avantaj sağlamak. Üstesinden gelmek. Öne geçmek. Üstün çıkmak.

Have the upper hand : Kontrol elinde. Avantajlı. Alt etmek. Galip gelmek. Kontrolü ele geçirmek. Üstün gelmek. Üstün pozisyonda. Büyük avantaj sağlamak. Üstünlüğü ele geçirmek.

 

Gain the ear of : Birine söz geçirmek. İlgisini çekmek. Beğenisini kazanmak.

Has the upper hand : Üstün pozisyonda. Avantajlı. Kontrol elinde.

Gain the edge on : Başka birinden daha avantajlı olmak. Geride bırakmak. Avantaj sağlamak.

İngilizce Gain the upper hand Türkçe anlamı, Gain the upper hand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gain the upper hand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break the back of : En zor engeli aşmak. En güç bölümünü tamamlamak. Alt etmek. En zor kısmını başarmak.

Outbalancing : Ağır gelmek. Yükte daha ağır çekmek. Ağır çekmek. Ağır basmak.

Attains : Varmak. Elde etmek. Erişmek. Gelmek. Ulaşmak.

Have the upper hand : Üstünlüğü ele geçirmek. Galip gelmek. Kontrol elinde. Alt etmek. Avantajlı. Kontrolü ele geçirmek. Üstün pozisyonda.

Get the whip hand of somebody : Üstünlük sağlamak.

Accomplishes : Başarılı olarak tamamlamak. Sonuçlandırmak. Yapmak. Becermek. Yerine getirmek. Sonunu getirmek. Başarıyla tamamlamak. Başarmak. Almak (yol, zaman).

Attain : Ermek. Rastgelmek. Değmek. Erişmek. Şerefine erişmek. Ulaşmak. Elde etmek. Yetmek. Gelmek.

Have the edge on : Avantaj elde etmek. Avantajlı olmak. -den üstün olmak. Avantajı ele geçirmek.

Outbalances : Ağır çekmek. Ağır basmak. Yükte daha ağır çekmek. Ağır gelmek.

Carry off : Alıp götürmek. Kolayca yapmak. Kapıp kaçırmak. Ödül kazanmak. Ölüme sebebiyet vermek. Kapmak. Başarılı olmak. Öldürmek. Kolayca ve başarılı bir biçimde yapmak. Ölüme neden olmak.

 

Gain the upper hand synonyms : achieve, conquer, gain the edge on, accomplishing, break through, come to grips with, come through, carry through, apply to, bring in, coming through, achieving, come out on top, circumvented, attaining, circumvents, carry the day, accomplish, have the drop on, pay dividends, get the upper hand, circumventing, be in pocket, bear the bell, arrive, outbalanced, blow away, outbalance, carry it off, carry away the bell, achieves, get the better of, acquires.