Ganglioma türkçesi Ganglioma nedir
- Gangliyom.
- Sinir gangliyonu hücrelerinden gelişen tümör.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
Ganglioma ingilizcede ne demek, Ganglioma nerede nasıl kullanılır?
Medullary paraganglioma : Feokromositom. Meduller paragangliom.
Nonchromaffin paraganglioma : Kemodektom. Nonkromafin paragangliom.
Paraganglioma : Paragangliyom.
Gangliocyte : Gangliyosit.
Ganglion : Ganglion. Şişkinlik. Merkezi sinir sistemi dışında yerleşen sinir hücresi gövdeleri topluluğuna verilen genel ad. düğüm veya düğüm benzeri bir kitle. Merkezi sinir sistemi dışında bulunan, sinir hücrelerinin gövdelerinden oluşan düğüm, gangliyon. Yoğun sinir hücreleri yığını (anatomi terimi). Boğum. Gangliyon. Lenf bezi. Sinir düğümü.
Ganglion cervicale medium : Bazen görülen (görüldüğü zaman altıncı veya yedinci boyun omuru düzeyinde bulunur) bir sinir düğümü. Gangliyon servikale mediyum.
Ganglion vestibulare : N. vestibularis'in üst ve alt kolları üzerinde bulunan sinir düğümleri. Gangliyon vestibulare.
Ganglion mesentericum caudale : Gangliyon mesenterikum kaudale. A. mesenterica caudalis'in çıkış yeri yakınında damar gövdesine yaslanmış olarak bulunan prevertebral bir sinir düğümü.
Ganglion cervicothoracicum : Gangliyon servikotorasikum. Apertura thoracis cranialis'te, son boyunla ilk iki bazen de üç göğüs sempatik gangliyonun birleşmesinden oluşan yapı.
Ganglionate : Yoğun sinir hücreleri yığını olan. Yoğun sinir hücresi düğümleri olan. Ganglionat. (anatomi terimi) gangliona sahip olan. Sinir düğümü olan.
İngilizce Ganglioma Türkçe anlamı, Ganglioma eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ganglioma ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.
Hemangioma : Hemanjiyoma. Kan damarlarında doğan urlar. Hemanjiyom. Damar uru. Yeni oluşmuş ve bir araya gelmiş kan damarlarından oluşan, en çok deri ve dalakta, ender olarak da kemikte yerleşim gösteren, damara göre atardamar, toplardamar veya kılcal damarlardan köken alan iyicil damar tümörü. kanatlılarda lökoz virüsü tarafından da oluşturulur. Anjiyom. Kan damarlarında doğan urlar (tıp veya medikal terimi). Damarsal selim bir tümör.
A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
Lymphangioma : Lenfangiyom. Lenfanjiyoma. Lenfanjiyom. Yuvarlak, soluk pembe renkli ve yumuşak kıvamlı kitleler halinde görülen ve lenf damarlarından köken alan, deri, ağız ve bağırsak askısı bölgelerinde görülen hayvanlarda az rastlanan iyicil tümör.
Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.
Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karnın altı. Karın. Abdomen. Batın.
Tumor : Yumru. Şişkinlik. Tümör. Hücrelerin anormal çoğalmasıyla oluşan büyüme. çoğalan hücreler ya o bölgede kalır (iyi huylu tümör) ya da çoğalmaya devam eden hücreler organizmanın diğer bölgelerine yayılarak metastaz yapar (habis tümör: kötü huylu tümör). neoplasm. Ur. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hücrelerin hızla çoğalması sonucu oluşan iyi veya kötü huylu, patolojik doku kitlesi, tümör. Organizmadaki hücrelerden herhangi birinin özerklik kazanarak sınırsız, amaçsız, ilerleyici ve kontrol edilemez tarzda çoğalmasıyla oluşan, düzenli bir doku organizasyonuna sahip olamayan, başlatıcı neden ortadan kaldırılsa dahi gelişmeye, en azından var olmaya devam eden, yeni ve normal dışı doku kitlesi, neoplazi, neoplazm, neoplazma. genel bir anlamda herhangi bir yerel şişkinlik, yangının belli başlı belirtilerinden bir tanesi. Şiş.
A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.
A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.
Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.
Ganglioma synonyms : spider nevus, vascular spider, systema nervosum, basal ganglion, autonomic ganglion, haemangioma, spider angioma, angiopathy, tumour, abattoir, abdominal ovariectomy, nervous system, neural structure, neoplasm, abdominal distention, abdominal pain, a c syndrom, a amplitude mod, abaxial, a crochordon, abdominal fat necrosis.

Bu kısımda Ganglioma kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ganglioma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ganglioma anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ganglioma ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.