Gelada türkçesi Gelada nedir

  • Jelada.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Maymunlar (primates) takımının, eski dünya maymunugiller (cercopithecidae) familyasından, 93 cm kadar uzunlukta, 55 cm kadar kuyruğu olan, boynunda ve omuzlarında çok uzun kıllar bulunan, koyu kahverengi, habeşistan’da yaşayan bir tür.

Gelada ingilizcede ne demek, Gelada nerede nasıl kullanılır?

Gelable : Jelleşebilir. Dondurulabilir. Pıhtılaştırılabilir. Jele çevrilebilir.

Gelate : Katılaşmak. Jele dönüşmek. Pıhtılaşmak. Jöle haline gelmek. Jelleşmek.

Gelati : Dondurma (italyanca).

Gelatification : Pelteleştirme. Pelteleşme.

Gelatin : Kemik suyu peltesi. Jelatin. Tutkal. Açık sarı, suda çözünebilen ve hayvanlardan elde edilen pelte kıvamında, suda kaynatıldığı zaman çözünen, oda sıcaklığında katı duruma geçen bir protein. Hayvanların kemik, kıkırdak vb. dokularından veya bitkisel yosunlardan elde edilen saydam, renksiz, kokusuz bir madde. jelleştirici, kıvam artırıcı gıda katkı maddesi. ambalaj için kullanılan ince, parlak madde. Jelatinli patlayıcı.

Gelatin sponge : Jelatinden yapılan, sünger görünümünde, steril olarak hazırlanmış, 3, 7 ve 10 mm kalınlığında düz veya pileli yaprak veya toz biçiminde bulunan emilebilir bir yerel hemostatik ilaç. Jelatin süngeri. Jelatin sünger.

 

Gelatines : Tutkal. Jelatin. Kemik suyu peltesi.

Gelatine : Jelatin süzgeç. Jelatinli patlayıcı. Işıldakların önüne konulan, renkli, yanmaz jelatin süzgeç. Tutkal. Açık sarı, suda çözünebilen ve hayvanlardan elde edilebilen pelte kıvamında, suda kaynatıldığı zaman çözünen, oda sıcaklığında katı hale geçen bir protein. denatüre olmuş kollagen. Jelatin. Kemik suyu peltesi.

Gelatination : Jelatine dönüşme. Jelatinizasyon. Jelatine dönüştürme işlemi. Pelteleşme.

Gelatin hydrolisation test : Jelatin hidrolizasyonu testi. Mikroorganizmaların, jelatini hidrolize ederek jelatinaz enzimi üretme yeteneğini ölçmede kullanılan test.

İngilizce Gelada Türkçe anlamı, Gelada eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gelada ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thankful : Müteşekkir. Memnun. Şükreden. Mutlu. Minnettar.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Yerdomuzu.

Cheerful : Hoş. Neşe saçan. Neşelendirici. İçten gelen. İstekli. Güleç. Keyifli. Mutluluk veren. Şen. Güler yüzlü.

 

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Gladsome : Neşeli. Sevindirici. Hoşnut. Memnun edici. Memnun. Sevinçli.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Gelada synonyms : abductor muscle, abacus bodies, grateful, abiotic environment, abiotic factor, abambulacral area, a cells, acacia, aardwolf, aardvark.

Gelada zıt anlamlı kelimeler, Gelada kelime anlamı

Depressing : Hüzünlü. Bunaltıcı. Üzücü. Acıklı. Düşürme etkisi yapma. Kasvet verici. Can sıkan. Moral bozucu. İç karartıcı. Kasvetli.

Sad : Üzgün. Koyu. Acılı. Hamur olmuş. Mahzun. Yetersiz. Üzüntülü. Acınacak. Kederli. İç karartıcı.

Ungrateful : Tatsız. Hain. İyilikten anlamaz. Nahoş. İyilikbilmez. Nankör.

Gelada ingilizce tanımı, definition of Gelada

Gelada kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A baboon (Gelada Ruppelli) of Abyssinia, remarkable for the length of the hair on the neck and shoulders of the adult male.