Germ line türkçesi Germ line nedir
- Genetik maddenin gametler vasıtasıyla bir dölden diğer döle taşınması.
- Germ hattı.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Germ line ingilizcede ne demek, Germ line nerede nasıl kullanılır?
Germ : Tohum. Başlangıç. Çimlenmek. Yumurtanın döllenmesiyle başlayıp fetal döneme kadar devam eden gelişme aşamasındaki yavru. tohumlarda üreme organı olarak bulunan ve öğütme sırasında kepekten ve nişastalı endospermden sık sık ayrılan tohumların öz kısmı, öz. Filizlenmek. Embriyo. Mikrop. Başlama çekidi. Basil. Virüs.
Line : Satır. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Kırıştırmak. İçini kaplamak. Sıra. Düzdizim çizgisi. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Sürütme oltaları. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı.
Germ carrier : Taşıyıcı. Portör. Mikrop taşıyıcısı.
Germ cell : Eşey hücresi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Germ hücresi. Dişi ya da erkek eşey organlarında meydana gelen ve birleşerek döllenmiş yumurtayı (zigot) oluşturacak dişi hücre (yumurta) ya da erkek hücre (sperm). gamet. Dişilerde yumurtalık, erkeklerde ise testisin geliştiği köken hücre, cinsiyet hücresi, gonosit. Tohum hücresi. Gamet. Üreme hücresi.
Germ cell tumor : Germ hücreli tümör. Eşey hücre tümörleri. Eşey hücrelerinden gelişen ve yaşamın erken dönemlerinde ortaya çıkan, evcil hayvanlardan sadece ve seyrek olarak köpeklerde görülen; seminom, koriokarsinom, embriyonel karsinom ve endodermal sinüs tümörlerinin ortak adı.
Germ cells : Gamet. Çok hücrelilerde bulunan üreme hücreleri. Tohum hücreleri. Üreme hücresi. Germ hücreleri. Eşey hücresi. Dişi veya erkek eşey organlarında meydana gelen ve birleşerek döllenmiş yumurtayı oluşturacak dişi ve erkek hücreler, gamet.
İngilizce Germ line Türkçe anlamı, Germ line eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Germ line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.
Acacia : Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Akasya sakızı.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.
Germ line synonyms : abductor muscle, a site, a protein, abramis zone, aardvark, a cell.

Bu kısımda Germ line kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Germ line ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Germ line anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Germ line ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.