Get older türkçesi Get older nedir
Get older ile ilgili cümleler
English: As you get older you start to feel that health is everything.
Turkish: Yaşlandıkça sağlığın her şey olduğunu anlamaya başlarsın.
English: I'm getting farsighted as I get older.
Turkish: Yaşlandıkça hipermetrop oluyorum.
English: As people get older, their brain cells become less efficient.
Turkish: İnsanlar yaşlanırken, beyin hücreleri daha az verimli olur.
English: It's important to take good care of your teeth so you'll be able to eat properly when you get older.
Turkish: Dişlerinize iyi bakmak önemlidir böylece yaşlandığınızda normal şekilde yiyebileceksiniz.
Get older ingilizcede ne demek, Get older nerede nasıl kullanılır?
Get : Yakalamak. Yapmak. Erişmek. Etmek. Getirmek. Varmak. Edinmek. Hazırlamak. İdrak etmek. Açığını bulmak.
Older : Daha yaşlı. Eski. Daha eski. Büyük. Daha eskiler.
Get into hot water : Belaya bulaşmak. Başını belaya sokmak. Başı derde girmek. Sıkıntıya girmek.
Get a bad name : Adı çıkmak. Adı karalanmak.
Get a ball out of something : Büyük zevk almak. Eğlenmek (ile).
Get a bang on : Bedenine darbe yemek.
Get a bang out of : Tadını çıkarmak. Keyif almak. Zevk almak.
İngilizce Get older Türkçe anlamı, Get older eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Get older ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Long in the tooth : Çok yaşlı veya yaşlanmış. Yaşlı başlı. (konuşma dili) yaşlı insan. Yaşlıca. Yaşını başını almış.
Grow old : Saçı başı ağarmak. Kocamak. Eskimek. Kartlaşmak. Yıpranmak. Farımak. Kocalmak.
Senesce : Daha yaşlı hale gelmek.
Old : Eski. Eski zamanlar. Deneyimli. Büyük. Köhne. Kart. Eskimiş. Önceki. Yaşlı.
Go to seed : Güçsüzleşmek. Tohuma kaçmak. Kuvvetten düşmek. Eski gücünü kaybetmek. Çaptan düşmek.
Fatten : Yağ bağlamak. Yağlandırmak. Kilo aldırmak. Gübrelemek. Hayvanın besi döneminin sonuna doğru yağ biriktirmesine yetecek kadar yoğun bir biçimde beslenmesi, tavlama. Şişmanlamak. Semirmek. Besiye çekmek.
Get on : Otobüse binmek. Ayrılıp gitmek. Otobüse trene veya uçağa binmek (örneğin, o trene 40 dakika önce bindi). Trene binmek. Olmak (belirli bir şekilde). Binmek. İlerlemek. Anlaşmak. Bindirmek.
Fattens : Façasını almak. Yağ bağlamak. Şişmanlamak. Yağlanmak. Gübrelemek. Kilo aldırmak. Tombullaşmak. Besiye çekmek. Şişmanlatmak. Semirmek.
Get older synonyms : get old, be getting on in years, age.

Bu kısımda Get older kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Get older ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Get older anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Get older ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.