Get the worst of türkçesi Get the worst of nedir

  • Başına en kötüsü gelmek.
  • Sırtı yere getirilmek.
  • Yenilmek.
  • -den kazançlı çıkmamak.
  • En kötüsüyle karşılamak.
  • Alt edilmek.

Get the worst of ingilizcede ne demek, Get the worst of nerede nasıl kullanılır?

Get : Götürmek. Almak. Başına gelmek. İlgilenmek. Varmak. Yakalamak. Bulmak. Sızmak. Bakmak. Elde etmek.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Worst : En kötü biçimde. En fena. En kötüsü. Yün iplik. En kötü. En kötü şey. Yenmek. En kötü şekilde. Alt etmek.

Of : Karşı. İle ilgili. -dan. Nin. Yüzünden. -nın. -den. Den. Hakkında. Li.

The worst of all : En kötüsü. Herşeyden daha korkuncu. En kötü senaryo. Hepsinin en kötüsü. Destenin en kötüsü.

Get the axe : İşten atılmak. Kovulmak. İşten kovulmak.

Get the ax : Kovulmak. İşten kovulmak.

Make the worst of : Kötü tarafından bakmak. Kötümser olmak.

The worst of it is that : En korkunç parçası da -. Korkunç olan şey -. En kötü tarafı -.

İngilizce Get the worst of Türkçe anlamı, Get the worst of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Get the worst of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Kiss the dust : Bir avuç toprak olmak. Boyun eğmek. Vurulup ölmek. Rahmetli olmak. Ölmek. Yeri öpmek. Mağlup olmak. Öldürülmek.

Be defeated : Altta kalmak. Alaşağı edildi. Yenildi. Bozguna uğramak. Yenik düşmek. Mağlup olmak. Pes ettirildi. Sırtı yere getirildi. Mağlubiyete uğramak.

Be overwhelmed with : Gark olmak. -e boğulmak. Altında ezilmek (sorumluluk ağır bir iş vb). -e garkolmak. Yenik düşmek (duygulara).

Succumb : Direnememek. Yenik düşmek (hastalığa). Karşı koyamamak. Yenik düşmek. Dayanamamak. Ölmek. Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Çökmek. Boyun eğmek. Pes etmek.

Smothers : Boğmak. Bunaltmak (duman veya havasızlık). Boğulmak. Bastırmak. Havasız bırakarak söndürmek (yangını). Boğularak ölmek (dumandan veya havasızlıktan). Boğarak öldürmek. Gelişmesini engellemek. Kontrol altına almak.

Bite the dust : Nalları dikmek. Topu dikmek. Düşüp ölmek. (makine vb) bozulmak. Başarısız olmak. Toprağa yaklaşmak. Yere düşmek. İşi bitmek. Savaşta öldürülmek.

Succumbed : Boyun eğmek. Pes etmek. Dayanamamak. Direnememek. Karşı koyamamak. Yenik düşmek. Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Yenik düşmek (hastalığa). Çökmek.

Score under : Fark yemek.

Go down : Kötüleşmek. Kesilmek. Tarihe geçmek. Yatağa düşmek. Tatile çıkmak. Düşmek. İnmek. Sönmek (lastik). Azalmak. Gitgide çökmek.

Fall : Azalma. Hastalanmak. Ucuzlamak. Yatağa düşmek. Sonbahar. Yıkılmak. Çöküş. Yağmak.

Get the worst of synonyms : smothered, go to the wall, smothering, smother, be beaten.