Getting up türkçesi Getting up nedir

Getting up ile ilgili cümleler

English: He believed in getting up early in the morning.
Turkish: Sabah erken kalkmaya inanıyordu.

English: Ali is used to getting up early.
Turkish: Ali erken kalkmaya alışkındır.

English: Ali hates getting up early in the morning.
Turkish: Ali sabah erken kalkmaktan nefret eder.

English: Ali doesn't mind getting up at dawn.
Turkish: Ali şafakta kalkmayı umursamaz.

English: Ali is accustomed to getting up early.
Turkish: Ali erken kalkmaya alışık.

Getting up ingilizcede ne demek, Getting up nerede nasıl kullanılır?

Getting : Edinme. Temin.

Getting up early : Sabah erken kalkmak. Erken kalkmak. Erken uyanmak.

Getting a license : İzin belgesi almak. Ruhsat almak.

Getting along : Geçim.

Getting angry : Sinirlenme.

İngilizce Getting up Türkçe anlamı, Getting up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Getting up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hit the deck : Hareketlenmek (argo terim). Yataktan fırlamak (argo terim). Harekete geçmek. Yere yatmak (korunma amacıyla).

Amplifies : Geniş olarak açıklamak. Gücünü artırmak. Güçlendirmek. Kuvvetlendirmek (sesini). Yükseltmek (ses). (sesi) artırmak. Daha ayrıntılı bir şekilde söylemek. Genişletmek. Kuvvetlendirmek.

 

Assemble : Çevirmek (program). Toplantı yapmak. Bir araya koymak. Toplanmak. Toplaşmak. Çevirmek. Takmak. Montaj yapmak. Monte etmek. Çevirmek (bilgisayar).

Elevates : Cesaretlendirmek. Yüceltmek. Terfi ettirmek. Namluya yükseliş vermek. Aklı veya ruhu geliştirmek.

Dress up : Çekici ve farklı kılmak. Giydirip süslemek. Giyinip kuşanmak. Şık giyinmek. Süslenmek. Süslemek. Süslenip püslenmek. Donanmak. Resmi giyinmek. Bayramlıklarını giymek.

Bump up : Fırlamak. Artmak. Çıkmak. Yükselmek. Artırmak.

Bestir : Yerinden oynatmak. Coşturmak. Harekete geçirmek. Koşturtmak. Aceleye getirtmek.

Annul : Herhangi bir nesneyi ya da değeri yazılımdan çıkarma, silme. Sözleşme vb'ni bozmak. Çevirmek. Bozmak. Feshetmek. Hükümsüz kılmak. Silme. Fesh etmek. İptal etmek.

End : Akıbet. Uç çekit. Kafa. Sonuç. Bitim. Bitiş çekidi. Erek. Taraf. Ölüm.

Ennobles : Asalet unvanı vermek. Soylular sınıfına almak. Asilleştirmek. Soylulaştırmak. Yüceltmek.

Getting up synonyms : array, collocates, abolish, go out, collocate, ennoble, attempt, annuller, erect, lift, arrange, get out of the bed, arouse, appoints, boost, axe, dressing up, arise, arises, codifies, advance, elevate, annulling, depart, arranges, have a hard on, boosts, arisen, compose, collates, bear off, leave, appoint.