Gidertmek nedir, Gidertmek ne demek

  • Giderilmesine, ortadan kaldırılmasına yol açmak

Diğer sözlük anlamları:

Yok etmek, izale etmek,

Gidertmek kısaca anlamı, tanımı:

Orta : Ne büyük ne küçük, midi. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Ne uzun ne kısa, midi. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Orantı. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Yeniçeri Ocağında tabur. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece.

Açmak : Yakışmak, güzel göstermek. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Yapmak, düzenlemek. Ayırmak, tahsis etmek. Ferahlık vermek. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Alanını genişletmek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Engeli kaldırmak. Görünür duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Alışverişi başlatmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Geçit sağlamak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Yarmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Savaşla almak, fethetmek. Beğenmek.

 

Yol : Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Yolculuk. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Gidiş çabukluğu, hız. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Kez, defa. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Hile, tuzak. Gaye, uğur, maksat. Kumaşta bulunan çizgi. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.

Diğer dillerde Gidertmek anlamı nedir?

İngilizce'de Gidertmek ne demek? : (-i durum ekiyle kullanılan fiil)