Give reason for türkçesi Give reason for nedir

Give reason for ingilizcede ne demek, Give reason for nerede nasıl kullanılır?

Give : Ödemek. Yapıvermek. Bel vermek. Bahşetmek. Hediye etmek. Esneklik. Koparmak. Tanımak. Düzenlemek. Doğruluğunu kabullenmek.

Reason : Usavurmak. Sağduyu. Us. Kanıtlamaya çalışmak. Konuşmak. Tartışmak. İnsanlara özgü, onların tümel ve zorunlu olan ilkelere hiç bir güç harcamadan uymalarını sağlayan bilme, düşünme ve önlem alma yetisi. Usa vurmak. Düşünmek. Sonuç çıkarmak.

For : Şerefine. Süresince. Zira. Çünkü. Karşılığında. Dair. Yüzünden. -e karşı. Nedeniyle.

Give reasons : Neden göstermek.

Give reasons for : -için neden göstermek. Haklı çıkarmak. Açıklamak. Savunmak.

Reason for being : Var olma sebebi. Var olma nedeni.

İngilizce Give reason for Türkçe anlamı, Give reason for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give reason for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Justify : Aklamak. Sayfa yanaştırmak. Satır uzunluğunu ayarlamak. Yaslamak. Metindeki satırların sağ ve sol kenarlarını aynı hizaya getirmek. Gerekçelemek. Haklı göstermek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.

Champion : Destekleyici. En iyi. Savunucu. Üstün niteliklere sahip kimse. Çok yetenekli kimse. Desteklemek. Tarafını tutmak. Müdafaa etmek. Şampiyon.

 

Argue : İtiraz etmek. Çekişmek. Görüşmek. Münakaşa etmek. Kanıtlamaya çalışmak. -e alamet olmak. İddia etmek. İleri sürmek. Atışmak.

Defend : Saklamak. Himaye etmek. Arkasında olmak. Müdafaa etmek. Kanat açmak. Korumak. Reddetmek.

Legitimatizing : Tanımak. Mazur göstermek. Haklı çıkarma. Babası olduğunu onaylamak. Onaylamak. Meşrulaştırma. Yasallaştırma. Yasal hale getirmek.

Clarifying : Berraklaştırmak. Aydınlanmak. Berraklaşmak. Aydınlığa kavuşturmak. Süzmek. Temizlemek. Durulmak. Aydınlatma. Aydınlatan. Arıtmak.

Account for : Sebebi olmak. Sorumlu olmak. Hesap vermek. Anlatmak. İzahat vermek. İzah etmek. Hesaba katmak. Sebebi belirtmek. Açıklamasını yapmak.

Championing : Desteklemek. Şampiyon. Destek olmak. Uğrunda mücadele vermek. En iyi. Üstün niteliklere sahip kimse. Çok yetenekli kimse. Tarafını tutmak. Müdafaa etmek.

Argue for something : İddia etmek.

Advocate : Korumak. Avukat. Desteklemek. Savunucu. Müdafi. Taraftar. Müdafaa etmek. Yandaş.

Give reason for synonyms : argued, clearing up, justifies, legitimize, accounted, legitimizes, clarify, clears, advocated, advocating, legitimatise, argues, cleared, account for something, legitimating, account, justifying, declare oneself, right, excuse, argue for, asserts, clarified, legitimise, assert, legitimizing, give reasons for, attests, legitimate, clarifies, attest, arguing, clear up.